YÜKLENİYOR ...

























İmparatorluğun belleği Salnameler
2003 / ŞUBAT

Salnameler, devletin ve şehirlerin hatıra defteri, belleği gibidir. Hadiseler ve gelişmeler meydana geldiği anda kaydedilmiş, yayımlanmıştır. Daha sonra okuyanları o yıllara götürerek o anları yaşatması ise hatıra defterine benzerlik gösteren diğer bir yanıdır. Salnameler, içindeki bilgiler ve bu bilgilerin güvenilirliği nedeniyle de yayımlandıkları dönem olan 19. ve 20. yüzyılda, şehir tarihçelerinin oluşturulmasında ilk başvurulan kaynaklardandı. Bir senelik olayları topluca göstermek üzere hazırlanan eserler için kullanılan bir sözcük olan 'salname', Türkçe'ye Tanzimat'tan sonra girer. Farsça 'sene' demek olan 'sal' ile yine Farsça 'mektup', 'kitap' anlamına gelen 'name' sözcüğünün birleşmesiyle oluşan salnamenin günümüzdeki karşılığı ise 'yıllık'. Batılılar salname, yıllık karşılığında 'annuaire', 'annus', 'annale' ve 'almanac' kelimelerini kullanıyor.

Sayfa 1/6






























İmparatorluğun belleği Salnameler
2003 / ŞUBAT

Salnameleri içerdikleri konular ve isimleri bakımından devlet, vilayet, resmi kurum ile kuruluşlara ait ve özel olmak üzere dört ana gruba ayırabiliriz. 1763 yılında Almanya, Gotha'da Almanca, daha sonra Fransızca olarak yayımlanmaya başlanan 'Almanac de Gotha'ları Sadrazam Reşid Paşa'nın görüp, bunlara benzer bir Türkçe yayını arzu ettiği ve böylece 'Salname-i Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye'nin yayımlandığı ileri sürülüyor. Ve Osmanlı İmparatorluğu'nda ilk resmi salname, 19. yüzyılın ortalarında, Sadrazam Reşid Paşa'nın teşviki ile tarihçi Hayrullah Efendi, Ahmet Vefik Efendi ve Ahmet Cevdet Paşa'nın ortak çalışmaları sonucunda 1847 tarihinde yayımlanır. Çok düzenli bir şekilde çıkartılan, her yıl biraz daha geliştirilip hacmen de büyütülen Osmanlı Devlet Salnamesi'nin 1847-1880 yılları arasında yayımlanan otuz beş nüshası taş basması olup, diğerleri matbaa harfleri ile basılıdır.

Sayfa 2/6
































İmparatorluğun belleği Salnameler
2003 / ŞUBAT

Devlet salnameleri yayımlandıkları yıllardaki siyasi yapılanma, coğrafi bölünüm ile merkez ve taşrada görevli devlet adamları hakkında bilgi verir. 1847 yılından 1918'e kadar toplam altmış sekiz adet devlet salnamesi yayımlanır. Cumhuriyet döneminde ise 1925-26, 1926-27 ve 1927-28 yıllarına ait olmak üzere üç defa devlet salnamesi yayımlanır. 1945 yılında ise bir devlet yıllığı çıkartılır. Ayrıca, gerek 1968 ve gerekse Cumhuriyet'in 50. yıldönümü sebebiyle iki kez il yıllıkları çıkartılır. Osmanlı döneminde nezaretlerce yayımlanan salnameler de yayımlayan nezarete ya da içeriklerine bağlı olarak salname-i aserî, salname-i maarif, salname-i bahriye gibi adlar alırdı. İlki 1866 yılında bastırılan ve 1918 yılına kadar devam eden, zamanla sayısı 527'ye ulaşan vilayet salnameleri ise kısa süre içinde imparatorluğa bağlı bütün vilayetlerde yayımlanmaya başlar, Tanzimat ve I. Meşrutiyet döneminde imparatorluğun kentlerindeki ekonomik ve sosyal yapıyla ilgili veriler içeren önemli kaynaklar haline gelir.

Sayfa 3/6































İmparatorluğun belleği Salnameler
2003 / ŞUBAT

Osmanlı Devleti 19. yüzyılda ülkeyi imar etmek ve halkın ekonomik düzeyini yükseltmek için projeler hazırlayarak, bütün vilayetlerde çalışmalar başlatmıştı. Vilayet dahilinde bulunan tabii kaynaklar, ziraat, hayvancılık, üretim, nüfus, hizmet birimlerinin durumu, okullar, hastaneler, yollar, ormanlar, eğitim kurumları ve hatta öğrenci sayıları bile ihmal edilmeden tespit edilen bilgiler, yayımlanan vilayet salnamelerinde bir araya getirilmişti. Her yıl yeniden yayımlanan vilayet salnameleri, ait olduğu vilayette bir sene içinde meydana gelen gelişme ve değişikliklerin izlenmesine olanak sağladı. Bu salnamelerde 19. ve 20. yüzyıl Osmanlı Devleti coğrafyası içinde üç kıtada, genişliği yirmi milyon kilometrekareye varan topraklarda, bugün sayıları otuz dolayındaki devletin taihî, coğrafi, sosyal ve bilimsel hayatına yönelik bilgiler yer alıyordu.

Sayfa 4/6































İmparatorluğun belleği Salnameler
2003 / ŞUBAT

Ayrıca, pek çok ulustan oluşan bir halkın yüzyıllarca birlikte süren yaşamı, Osmanlı yönetiminin başarı ve zaafları ile bunlardan ders çıkarılmasına yönelik pek çok bilgi de bulunuyordu. Bazı vilayetler bir defa salname neşrettikleri halde, bazı vilayetlerinse otuz beş civarında salname neşrettiklerini görmek mümkün. Bunların içinde Türkçe-Arapça, Türkçe-Rumca, Türkçe-Boşnakça ve hatta sadece Arapça olanları bile vardır. Vilayet salnameleri ile ilgili en kapsamlı araştırma, Hasan Duman tarafından hazırlanan 'Osmanlı Salnameleri ve Nevsalleri Bibliyografyası ve Toplu Kataloğu'dur. Resmi olmayan salnamelerin ilki 'Türkiye' adıyla Ali Suavi tarafından 1871'de Paris'te yayımlanır ve bu tarihten itibaren de özel salnamelerin çoğaldığı görülür. Özel kişilerin yayımladıkları, daha çok almanak özelliği taşıyan yıllıkların çoğunda edebiyat, tarih ve coğrafya konuları, biyografiler ele alınır.

Sayfa 5/6































İmparatorluğun belleği Salnameler
2003 / ŞUBAT

Özellikle Ebuzziya Tevfik'in hazırladığı salnameler nefis baskıları ile dikkati çeker. Yıllıklar içinde önemli bir yer tutan, içlerinde dönemle ilgili genel bilgilerin yer aldığı 'nevsal'in kelime anlamı 'yeni yıl', 'yılbaşı' olup Farsça kökenlidir. Modern tarihimizin ilk evresini oluşturan bir dönemin resmi tutanakları salnamelerin yeni yazıya çevrilip, yayımlanmış olanları ne yazık ki sayıca çok az. Osmanlıca bilen insanların azalması, salnamelerin değişik kütüphanelere dağılması ve ulaşılmasında karşılaşılan güçlükler bu kaynaklar üzerinde çalışılmasını zorlaştırmaktadır. Geçmişle ilgili sağlıklı bir bilgiye ve doğru bir fikre sahip olabilmek için salnamelerin ayrı ayrı ve dikkatli incelenmeleri gerektiğini bir kez daha belirtmek isteriz. Böylelikle tarihimizin son yüzyılını daha iyi aydınlatmak mümkün olacaktır...

* İsmail Bakar, kütüphaneci.

Sayfa 6/6
 



























Bir önceki konu başlığı Bir sonraki konu başlığı