YÜKLENİYOR ...

























Palandöken
2003 / ŞUBAT

Ele avuca gelmiyor. Eviriyorum, çeviriyorum, avucumda toparlamaya çalışıyorum; bana mısın demiyor. Bu Palandöken'in toz karı, kartopu oynamak isteyenlere inat ele avuca pek gelmiyor. Ama, kaymak isteyenler için mükemmel bir zemin oluşturuyor. Çünkü burada nem yok ve kar kuru. Kayaklarla toz karın üzerinde, hatta ezilmemişse içinden akıp gidilebiliyor. Sadece ve sadece kaymak için geliniyor, Palandöken Kayak Merkezi'ne... Havaalanı Erzurum'a beş, kayak merkezine on beş dakika uzaklıkta. Sabırsız olmaya gerek yok, İstanbul'dan geldiğinizi varsayarsak, üç -dinlenme sürenizi de koyalım- dört saat içinde kaymaya hazırsınız demektir. 3176 metre yüksekliğindeki zirveden eteklere kadar uzanan Palandöken pistleri dünyanın en uzun pistleri arasında yer alıyor... Yirmi bir pistin yedisi kolay, sekizi orta düzey, ikisi profesyonel ve dördü doğal pist. İşin en güzel yanı, her düzeydeki kayakçının birlikte zirveye çıkıp farklı yollardan kayarak aşağıda buluşabilmesi. Ejder liftine bindikten yirmi beş dakika sonra zirvedesiniz.

Sayfa 1/6


























Palandöken
2003 / ŞUBAT

Acemiler dağın arkasındaki yumuşak, daha az meyilli pistten on iki kilometre kayarak Dedeman'ın liftine, oradan da iki kilometre daha kayarak '0 noktası' olarak tabir edilen Gondol liftine ulaşabiliyor. Yani mekanik tesis kullanmadan tam on dört kilometre kayabilirsiniz. Profesyonellerin tercihi ise genelde kuzey ve güney pistleri oluyor. Üstelik bu pistler Uluslararası Kayak Federasyonu (FIS) tarafından da tescilli. Eğimi, uzunluğu, çıkış ve varış noktası arasındaki irtifa, iç veya dış bükey olması gibi özelliklerine bakılarak puanlandırılan ve uluslararası yarışlara uygunluğu kanıtlanan pistler FIS'den tam 'yüz' puan almış. Bugün sadece mart ayında Uluslararası Palandöken Berna Dedeman Kayak Kupası'na evsahipliği yapsa da Kış Olimpiyat Oyunları'nın bile düzenlenebileceği kalitede pistlere sahip Erzurum'un dağları. Palandöken Kayak Merkezi'nde on adet lift bulunuyor. Bunlardan beşi Dedeman'a ait. Türkiye'nin ilk telekabin tesisi; Gondol dört kişilik. Saatte üç yüz elli kişi kapasiteli tek sandalyeli telesiyej ve Polat'ın üç lifti ile birlikte Palandöken Dağları'nın her köşesinde kayabilirsiniz.

Sayfa 2/6


























Palandöken
2003 / ŞUBAT

Bugünlere kolay gelinmemiş elbet. Erzurum'un ikinci kuşak kayakçıları Fevzi Tosun ve Metin Gez'i dinlerken bunu çok daha iyi anlıyorum. Yüzden fazla Türkiye'yi temsil eden ve üst üste on beş yıl Türkiye şampiyonu olan Tosun, Gençlik ve Spor Müdürlüğü'ne ait tek sandalyeli telesiyejin 1969 yılında gerçekleşen kurulma hikâyesini anlatırken kulaklarıma inanamıyorum. 1.5 tonluk direklerin dikilmesi için yolu nasıl sabanlarla açtıklarını, o direklerin 3200 metreye beş manda ile taşınmasını aklı almıyor insanın. Öyle ki mandaların ayakları kırılmasın diye lastik çizme giydirilerek çıkartılmış direkler. Spor, profesyonel anlamda ilk bu tesisle birlikte başlamış Erzurum'da. Ve Palandöken'in ilk turist kayakçıları 1970'li yıllarda Türk Hava Yolları pilot ve hostesleri olmuş. Rahmetli Hami Kaptan ve ekibi kalmış burada, evlerde yöreye özgü yemekler yapılıp getirilmiş, birlikte yenilmiş, dersler verilmiş, birlikte kayılmış. Bugün Palandöken, Türkiye'de master plana sahip ilk kayak merkezi. Araştırmalarla Palandöken Dağları'ndaki üç bölgede kayak sporuna uygun alanlar tespit edilmiş.

Sayfa 3/6


























Palandöken
2003 / ŞUBAT

Bugün 2400 yatak kapasiteli otelleri ve mekanik tesisleriyle Erzurum Palandöken Boğazı, bunların ilki. Erzurum-Çat karayolu üzerinde yer alan ve şehir merkezine yirmi iki kilometre uzaklıkta bulunan Konaklı Yaylası'nda ise tesisler tamamlandığında aynı anda on dört bin kişi kayabilecek. Yapılacak on altı pistin en büyük özelliği aynı noktadan geçmesi. Böylece kaybolma diye bir risk kalmıyor. Üçüncü merkez ise Erzurum'a beş kilometre uzaklıktaki Namlıklar-Gez Yaylası. Projeler hayata geçirildiğinde Palandöken Dağları'nın üzerinde günde otuz iki bin kişi kayak yapabilecek. Çığ da bir tehlike değil bu dağlarda. Dünyanın diğer kayak merkezlerinde de bulunan Gaz-ex sistemi ile çığın kontrollü düşürülmesi sağlanıyor. Olur da karsız kalırsak diye yapay kar sistemi de unutulmamış merkezde. Kar ince ve usulca yağıyor Palandöken'e. Herkesin yüzü gülüyor. Aslında kardan yana hiç şansızlığı yok bölgenin. Ekim gibi yağmaya başlayan kar, dağın yüksek kesimlerinde temmuz ayına kadar kalıyor. Kayak sezonu ise aralık-mayıs ayları arası.

Sayfa 4/6


























Palandöken
2003 / ŞUBAT

Ama tur kayağı sayesinde kayak sezonunu yedi-sekiz aya çıkartabilirsiniz. Tur kayağı bildiğimiz kayaklardan biraz farklı. Kayağın altında sentetik fok derisi bulunuyor. Derinin özelliği sayesinde meyilli arazide geriye kaymadan kolayca ilerlenebiliyor. Eğer yanınızda bölgeyi iyi tanıyan bir rehber varsa, Konaklı ya da Gez Yaylası'na çıkabilirsiniz. Ve yamaç paraşütü... Sadece yaz aylarında değil, hava durumuna göre kışın da Ejder Tepesi'nden deneyimli pilotlar eşliğinde yamaç paraşütü yapabilirsiniz. İsterseniz kayaklarınızı ya da snowboard'unuzu bırakıp dağı tırmanışa da geçebilirsiniz. Merak etmeyin soğuğu ısırmıyor Palandöken'in. Yükseldikçe azalan oksijen nefes almayı zorlaştırıyor. Ama onun da faydası var aslında. Alyuvar sayısının artmasıyla yenilenmiş hücrelere sahip olarak ayrılıyorsunuz dağdan. İşte biyolojik bir doping. Ejder Tepesi'ndeki dağ evi, Palandöken'e tırmanmaya gelen dağcıların hareket merkezi.

Sayfa 5/6


























Palandöken
2003 / ŞUBAT

Kulübenin yakınında bir yer daha gözünüze çarpacak. Cafe Ejder, çıtır çıtır yanan şöminesi ve sucuk ekmek ziyafeti ile klasik, ama olmazsa olmaz bir tablo sunuyor ziyaretçilerine. Hele terasın manzarası müthiş. Güneş çıktığında ışığa boğuluyor dağlar. Kar aydınlığı yansıtıyor. Hava hafif kapalı ve sis yoksa bölgenin tüm dağları bembeyaz seriliyor önünüze, aşağıda Erzurum'un ışıkları göze çarpıyor. Son olarak Palandöken adının nereden geldiğini de ekleyelim. Bu yörede binek olarak kullanılan hayvanların sırtlarına 'palan' adı verilen eğerler konurmuş. Hayvanların sırtlarına konulan palanların sarp geçitlerden ve dik yollardan geçerken sık sık düştüğü görüldüğünden bu dağa Palandöken denilmiş. Meraklısına...


* BAHAR KALKAN

Sayfa 6/6
































Bir önceki konu başlığı Bir sonraki konu başlığı