|
1867 yılında İstanbul'a gelen ve iki yıl sonra, bugün hâlâ çok sayıda meslektaşının bulunduğu Yüksekkaldırım'da bir çerçeveci dükkânı açan genç Fruchtermann, kafasındaki fikri yavaş yavaş olgunlaştırmaya başlamıştı. 1895 yılında ise o büyük adımı attı: Yurtdışı yazışmaları neticesini vermiş, Breslau'daki Emil Pinkau matbaası ile ilk İstanbul ve Osmanlı kartpostallarının basılması için anlaşma sağlanmıştı. Kartpostallara ilk aktarılanlar da Sarayburnu, Galata Köprüsü ile Galata Kulesi, Dolmabahçe, Sultanahmet Camii, Arnavutköy, Kuzguncuk ve içinde hamalların, sakaların, dervişlerin, balıkçıların olduğu İstanbul sakinlerinin resimleriydi. O andan itibaren dört bir yana yollanan bu kartpostallar aracılığıyla genel bir İstanbul, Türkiye ve bu adla birlikte hatıra gelen çeşitli imgelerin tüm dünyaya yayılması sağlandı. Fruchtermann, bu ilk serinin ardından çalışmalarına hızla devam etti. |