DENİZ MAHSÜLLERİNDEN BİR SOFRA
Ermeni Kilisesi’nin önemli bayramlarından biri olan
Noel, birtakım dini vecibelerden dolayı yeme-içme
usullerinde düzenleme getirir. Bütün büyük bayramlardan
önce bir hafta boyunca oruç veya perhiz diyebileceğimiz,
sadece vejeteryan yemeklerin yendiği dini kurallar
içerisinde beslenme şekli vardır. Bu bir haftalık
süre Ermeni Kilisesi’ne göre Yılbaşı akşamı ile
başlar. Ermeni Patriği Mesrob II, İstanbul Ermenilerinin
geleneksel olarak yoğun tükettiği yiyeceklerin başında
İstanbul’a has olan meşhur ‘topik’in ve tatlı olarak
sunulan ‘anuşabur’ çorbasının geldiğini aktarıyor.
Topik kökü asırlar ötesine dayanan, İstanbul Ermenilerine
özgü bir yiyecek. Ana malzemesini Ortadoğu ve Anadolu
uygarlıklarının kutsal yiyeceklerinden nohut oluşturuyor.
Anuşabur, aslında aşureye benzeyen, fakat içinde
baklagil ile buğdayın dışında tahıl bulunmayan,
kuruyemiş, kuru meyve ve nar taneleri ile hazırlanan
bir nevi aşure.
Oruç boyunca et yenmesi caiz değildi. Fakat balık
eti, çok tutucu olmayanlar tarafından tüketiliyordu.5
Ocak günü arife akşamıdır ve sofrada tamamen deniz
mahsüllerinden oluşan yiyecekler bulunur.