 |
Bu mezelerin içinde daha çok Türklerin ve Ermenilerin tükettiği,
Kapodokyalıların Anadolu jambonu olarak adlandırdığı
pastırmanın yer alması ilginçtir. İstanbul mutfak
kültüründe dalak, midye, lahana ve uskumru dolması
gibi dolmalar da önemli bir yer tutardı.
Sıcak mezelerden arnavut ciğeri, midye tava ve balık
köftesi gibi çeşitler sunulurdu.
Yılbaşı sofrasında baş yemek ise kasaba hazırlatılan
haşlanmış kuzu budu rulosu dilimleriydi. Böyle bir
yemek İstanbul’daki yılbaşı sofrasının batıdaki hindili
yılbaşı sofralarından farkını gösterir. Ayrıca ana
yemek mutlaka bereket simgesi olan nohut ve pirinçli
yiyecekler ile sunulurdu. Yemekten sonra ise şerbetli
tatlılar, tatlı şarap ve likörler ile ikram edilirdi.
Sabahın geç vakitlerinde ise paça çorbası içilirdi.
İstanbullu Rum Ortodoksların törensel yiyeceklerinden
biri de yılbaşı gecesi için hazırlanan yılbaşı çöreği
‘vasilopita’dır. Uzun bir hazırlık sonucu pişirilen
bu çörek aile reisi tarafından dualar eşliğinde kesilip
büyükten küçüğe sıra ile dağıtılırdı.
|
|