Konu: [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14]
index / İshak Paşa Sarayı

Ağrı efsanelerin dağıdır. Sabrın, kudretin, tanrısallığın simgesidir. Bu yüzden dağcılar zirvesine göz diker; ama efsanelerde zirvesine çıkanlar taş kesilir. Geceleri daha da büyür heybeti, öfkesi korkunçtur, insan gibi soluk alır, yaşar; sevdalıları saklar, büyük aşklar Ağrı’da yaşanır. Çoğu efsanede adı geçer; ama kendi adıyla anılan efsaneye, Ağrı; gölüyle, kuşuyla, halkıyla, sarayıyla karışır...

TAŞLARIN DİLİ
Ahmet ile Sofi’nin zindanında yattığı, Gülbahar’ın çaresizlik içinde sabahı ettiği, Mahmut Han’ın öfkesinden içinde dört döndüğü saray, Doğubeyazıt’taki İshak Paşa Sarayı’dır.
Bugün yapıyı gezenler viran olmuş bir sarayla karşılaşır. Sarayın üst örtüsü tamamen tahrip olmuş, 1962 yılında başlayan ve sürekli el değiştiren restorasyon çalışmaları yüzünden dış cephe duvarları orijinalliğini kaybetmiştir. Buna rağmen sarayın taş işçiliği; kapı ve pencereleri süsleyen sonsuz nakış, farklı bir eserle karşı karşıya olduğunuzu anlatır size. Taş süslemelerdeki zenginliğin Türk-İslam sanatında ikinci bir örneği yoktur.

 
 
Sayfa 1/5