 |
Dolayısı ile akşam yemeği, ileri bir zaman diliminde yenmekteydi.
Daha hafif yiyeceklerle geçiştirilen bu yemek ise
normal zamandaki yaşam tarzında, öğle yemeğinin karşılığı
olarak kabul edilmelidir. Üçüncü öğün ise şafak sökmeden
önce sahur adı verilen yemektir ki, bu yemek öğünlerin
en kuvvetlisi olarak hazırlanır ve insanlar yoğun
beslenme ihtiyacını bu öğünde karşılardı. Sahurdan
iftara kadar, yani gün doğumundan gün batımına kadar
insanlar hiçbir şey yemez ve içmez. Genel bir değerlendirme
yapıldığında ramazan ayında insanların, gece uyumak
yerine yemek yemek, gündüzleri ise yemek yerine oruç
tutarak normal zamanlarda alışılmış yaşam biçiminin
ters düz edildiği düşünülebilir. Fakat günümüz ramazanlarında
bu sistem değişiminin eskisi gibi biçimlendirilmesi
mümkün değil. Zira çalışma düzeni insanlara gündüz
uyuma fırsatı sunamamaktadır. Hatta yukarıda bahsedildiği
gibi iftar ile akşam yemeği birleştirilmektedir. Özellikle
günün kısa olduğu ramazanlarda sahur dahi yapılmadığı
söz konusudur. |
|