 |
İslam dünyasının, on bir ayın sultanı olarak adlandırdığı
ramazan ayı, aslında sosyolojik açıdan bakıldığında
beşeri hayatın dinsel bir yapıda paylaşım halidir.
Bu durum ramazan ayının, yılın diğer aylarından ayrılan
çok renkli özelliklerini sergilemesine yardımcı olur.
Ramazan ayının en önemli özelliklerinden biri, yeme
içme düzeninin normal günlere göre tamamen değiştirilmesidir.
Ramazanda da üç öğün yemek yenir. Fakat bu üç öğün
yemek, sadece gün ışığının olmadığı vakitlerdir. Bugünkü
ramazan uygulamalarına bakıldığında, aslında iki öğün
yemek yenildiği düşünülebilir. Daha eski zamanlarda
iftar, birinci yemek (gün batımında orucun açılması)
olarak değerlendirilirdi. Bu, günün ilk yemeği olan
kahvaltının karşılığı gibidir. İftariyelikler adı
altında tuzlu, tatlı atıştırmalar bütün günün açlığında
kişinin tuz, şeker ve sıvı ihtiyacını en hızlı şekilde
karşılaması için düşünülmüştür. Eski zamanlara göre
iftar edenler, asıl yemeğe geçmeden önce akşam namazını
vaktinde kılmaya dikkat ederlermiş. Aslında gün boyunca
aç kalan kişinin aniden tıka basa yemek yemesini önlemek
için böyle bir aranın verilmesi günümüz tıp uzmanlarınca
da tavsiye edilmektedir. |
|