Çocuklar ise, anne babalarının ellerini bırakıp
sevinç çığlıkları atarak koşuyorlar: "Aaaa…
Bakın… Bakın... Burada beyaz bir kanguru var!"
ORMANA AÇILAN KAPI
1993 yılında açılan ve kurucusu Faruk Yalçın’ın
bir düşünü gerçekleştirdiği park, bugün üç binden
fazla hayvanı ve beş yüzü aşkın bitki örneğini barındırıyor.
Servi ağaçları, ladinler, çamlar, mazılar, akçaağaçlar
arasında ilerlerken orkidelere, mimozalara ya da
ginkolara rastlıyorsunuz. Renkleri futbol takımlarını
anımsatan Ara papağanları, pabuç gagalı tukanlar,
punkçıları andıran telli turnalar, sizi öpmek için
eğilen zürafalar, devekuşlarının akrabaları olan
emular bakıcılarıyla haşır neşir; yem saatlerini
sabırsızlıkla bekliyor. Çatlayacak yumurtalar, doğacak
yeni yavrular sevgi ve merak uyandırıyor. Akvaryumlarda
yüzen balık sürüleri, göz göze geldiğinizde ürperdiğiniz
timsahlar, kıvrılarak uyuyan sarı boa yılanları
su seven canlıların ve sürüngenlerin üyeleri olarak
parkta yerlerini almışlar.