Konu: [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15]
index / Kelaynaktan leopara
Metropoller önce ormanlarını, sonra korularını, ardından da ağaçlarını yitirir. Yiten yalnızca ağaçlar ve bitkiler olmaz. Doğanın yaşam zincirinin parçaları olan hayvanlar da, bu trajediden paylarını alır. Dallarda yuva yapan kuşlar, kovuklara gizlenen sincaplar, ağaçlara asılı kovanlardan bal çalan ayılar ve diğerleri de yaşam alanlarını yitirir. İnsanlar onları ansiklopedilerde, TV belgesellerinde görmeye başlar ve gerçekte yitirdiklerinin yaşadıkları dünyanın ortak zenginliği olduğunun farkına varmaz.
Hayvanat bahçeleri, bu yiten ve yitmekte olan zenginliğin belki de son örneklerini bize gösterir. İstanbul’un merkezine 40 kilometre uzaklıktaki Darıca’da kurulan Boğaziçi Hayvanat Bahçesi ve Botanik Parkı da onlardan biri. Kapısından girer girmez karşınıza bir dinozor çıkıyor! Canlansa şaşırmayacaksınız; o denli deriye kemiğe bürünmüş gibi duruyor. Bahçeyi adımlayınca dünyanın karadaki en hızlı canlısı olan çitayı güneşlenirken, şempanzeleri halatlara tutunup sallanırken, tavus kuşlarını gökkuşağını andıran tüylerini yelpaze gibi açarken görüyorsunuz.
 
 
Sayfa 1/4