Büyülü bir yerdir Sülüklügöl. Hele bir de mevsimlerden sonbaharsa.
Gölün yükselen suları içinde birer kazık gibi duran
ve sayıları 180’i bulan meşe ve göknar gövdeleri dikkatinizi
çeker öncelikle. Eğer yazsa mevsimlerden, sular çekilmişse
asırlık gövdeler iyice açığa çıkar. Türkiye’deki başka
hiçbir gölde göremeyeceğiniz ilginç görüntülerdir
bunlar.
AĞAÇLARIN ÖYKÜSÜ
Ağaç gövdelerinin suyun altında kalmasının öyküsü
üç yüzyıl öncesine 1702 yılına kadar uzanır. Kapıorman
Dağları’nın ormanlarla kaplı geniş bir vadisinden
akan Tavşansuyu deresinin önü büyük bir heyelan
sonucu kapanır. Vadide birikmeye başlayan sular
gittikçe büyük alanlar kaplamaya, büyük bir göl
oluşturmaya başlar. Su seviyesi heyelanın yüksekliğine
erişince, 1050 metre yüksekliğinde bir set gölü,
Sülüklügöl oluşur. Göl içinde kalan ağaçların üst
kısımları zaman içinde yarı nemden dolayı çürüyerek
düşer. Su içinde kalan gövdelerse günümüze kadar
ulaşır.