 |
Denizin küçük dalgaları, ters görüntüleri suya düşen sandalları
yamuk yumuk eder, erimiş bir hale sokar. O zaman doğanın
avangart bir ressam olduğunu düşünürsünüz. Sular durulduğunda,
yeniden eski hallerine döner görüntüler. İlkbaharda
göç yollarını aşıp Porsuk Barajı'nın suları altında
kalan köylerin, sudan yükselen bacalarına yaptıkları
yuvalarına geri döner leylekler. Onlar yavrularını
büyütürlerken, tepedeki köylerin yansımaları suya
düşer ve yuvalar sanki renkli bir halının üzerine
yapılmış duygusu uyandırır geçen yolcularda. Tam o
sırada, Dolmabahçe Sarayı'nın bahçesindeki havuza
yapının görkemli yansıması iner ve o yansımanın üzerinde
birer gözyaşı gibi nilüferler açar. Yansımalar, görüntüleri
ve cisimleri ‘ikizleştirdikleri’, ‘çoklaştırdıkları’
ya da ‘deforme ettikleri’ için şaşırtıcıdır. Onlara
bir gökdelenin camlarında, bir resmi geçitte yürüyen
tromboncunun çalgısının ağzında, park etmiş bir arabanın
ışıldayan kaportasının üzerinde, insanoğlunun açtığı
kanalların içindeki suyun kımıltısında rastlayabilirsiniz.
|
|