 |
İspanyol yazar Juan Goytisolo,
Kapadokya'nın olağanüstü görünümünün ilk bakışta kendisine
Barselona'yı çağrıştırdığını yazar. Nevşehir'den Ürgüp'e
giden yoldan sapıp da Avcılar Vadisi'nde Göreme ve
Zelve'nin ünlü kaya kiliselerine yönelecek olan Barselonalı
gezgin, kendini şaşırtıcı ve alışılmadık görünümlerin,
aşinalık duygusunu yüreğinden silemediği doğal bir
çevrede bulur.
Goytisolo makale boyunca, Kapadokya yöresiyle ilgili
izlenimlerini yakından tanıdığı o kentin mimari dokusuna
göndermeler yaparak aktarır. Girintili çıkıntılı yapısı,
insan bedeni gibi kıvrılan volkanik kayaları ve peribacalarıyla
ziyaretçisini büyüleyen bir coğrafyanın insana Gaudi'nin
Barselonası'nı anımsatması, yalnızca benzetilenin
değil benzetmeye konu olan kentin de ne denli çarpıcı
olduğunun bir göstergesi elbette. O halde aynı benzetmeyi
biz de tersinden yapabiliriz rahatlıkla… Barselona’nın
insan eline ve zekasına borçlu olduğu görünüm, Kapadokya’nın
doğal güzelliğini yakından bilenlerde esrarengiz bir
aşinalık duygusu uyandırabilir pekâlâ. Bu paralellik
üzerinden, Goytisolo’nun yaptığı gibi, sanatla doğa
arasındaki gizemli ilişkiye dair hoş fikirler de üretilebilir.
|
|