 |
Yaşı sekseni aşmış semerci ustası, atlar günlük yaşamdan
çoktan çekilmiş olsalar da bitmeyen enerjisiyle rengârenk
semerler üretmeye devam ediyor. İçlerini samanla doldurduğu
semerleri tahtalarla birleştiriyor, renkli yünlerle
süslüyor. Yaklaşın yanına usulca, işini yaparken sohbet
etmekten keyif alıyor çünkü. Sokağın bitiminde bir
teyze dışarı çıkardığı tezgâhına sofra bezlerini,
keten örtüleri, tahta kaşıkları yerleştiriyor. Kimi
yerde "sini bezi" olarak da anılan patiska bezden
yapılı sofra bezleri, doğanın içinden çıkmış, hayal
gücüyle şekillenmiş desenler taşır. Ihlamur ağacından
yapılmış tahta kalıpların üzerinde kalıp ustaları
tarafından nakış inceliği ile işlenmiştir desenler.
Kalıp oymacılığı sabır ister, beceri ister. Kalıplar
kök boyaya batırılır, basılır sofra bezlerine, sonra
sunulur bizlere.
NAZAR BONCUKLARI
Derken bir başka dükkân açılıyor. Bu kez pencereye
asılanlar mavi beyaz nazar boncukları. Tüm Safranbolu'yu
nazardan koruyacak kadar çok boncuk asılıyor pencereye.
Biraz ileride saraçhanenin kapısı açılıyor. İçeride
ipler, deri kayışlar, halatlar… Hepsi askılarla dışarı
çıkarılıyor. |
|