 |
Safranbolu arastasının kente nasıl bir canlılık getirdiğini
anlamak için sabah çok erken saatlerde uyanıp vurun
kendinizi yollara. Beni dinlerseniz önce taş döşeli,
yokuşlu sokaklardan yukarıya doğru uzanın. Padişah
III. Selim'in sadrazamı İzzet Mehmed Paşa'nın 200
yıl önce yaptırdığı saat kulesine varıp etrafı izleyin.
Sabah güneşinin aydınlatmaya başladığı eski ve yeni
Safranbolu görüntüsünü, evlerin pencerelerinden sarkan
işlemeli yorganları, pencerelerden uçuşan dantel perdeleri,
ahşap teraslara asılmış kırmızı, yeşil biberleri gönlünüze
yerleştirin; arastayı gezerken işinize yarayacaklar.
Sonra inin aşağı, Köprülü Mehmed Paşa Camii'nin yanından
çarşının içlerine doğru ilerleyin. Arastanın içerisinde
birbiri peşine sıralanan göz göz dükkânların kapıları
henüz açılmamıştır. Taş duvarlı dükkânlar ahşap kapılar
ve çerçevelerle sıcacık bir oda görünümündedirler.
Buğulu camlara dikkatlice bakın, belki tarihten sahneler
görürsünüz. Güneş yükseldikçe dükkânların birinde
ikisinde hareket başlar. Tenteler takılır, tezgâhlar
açılır… İşlerinin başına gün ağardıktan hemen sonra
koşanlar çarşının en yaşlılarıdır. |
|