Safranbolu’nun Arnavutkaldırımlı çarşısında peşi sıra dizili,
göz göz dükkânlarında sergilenen ürünler, ahşap konakların
öykülerini anlatır.
Tam 5000 yıllık geçmişi olan ahşap kokulu safran
renkli kentte Gassaslar ve Hititler’den başlayarak
Bizanslılar ve Selçuklular’a kadar pek çok ulus
iz bırakmış. Fatih Sultan Mehmed’in Candaroğulları’ndan
aldığı topraklara Osmanlı’nın rengârenk kültürü
eklenmiş. XIII. ve XIV. yüzyıllarda Sinop’tan İstanbul’a
uzanan ticaret yolunun üzerinde önemli bir merkezdi
Safranbolu. Hem konaklama, hem de malların değişimi
yapılırdı. Alışverişin çok yoğun yaşanması doğal
olarak üretimi de yanında getirmişti. Bir sokakta
semerciler, saraçlar, diğer sokakta yorgancılar,
yemeniciler, bir aşağıda ise demirciler, kalaycılar
hiç durmadan üretirdi. Vadi üzerine konumlanmış
kent, tarıma uygun arazisi olmadığı için kendini
iyiden iyiye üretime ve ticarete adamış. Yıllar
boyunca süren alışkanlıklar yok olmadan sürdürülmekte,
tarihin izlerini ve kokusunu bulaştırmakta Safranbolu'ya.