Konu: [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15]
index / Ekimde Ulus-Uluyayla
Bir gece Hasan Dede'nin keresteleri geyiklere çektirdiğini görmüşler; hatalarını anlayıp ona omuz vermişler ve cami bitmiş. Bu söylencenin gerçekliğini bilmiyoruz, ama bildiğimiz bir şey var. Geyiklerin ayak izlerini gerçekten bulmak istiyorsak Ulus'tan Uluyayla'ya, dağlara doğru gitmemiz gerekiyor. Hem değil mi ki, sonbahar sarayını oraya kurar. 33 km'lik yol boyunca kayın ve göknarlara eşlik eden meşe, çam ve ladinler bu ağaçtan ordunun askerleri olarak dimdik ayakta dururlar. Uluslu İbrahim Efendi, XVIII. yüzyılın başlarında yazdığı "Atlas"ında "Uluyaylak ve Gökbeli ormanları değil Osmanlı'ya; bütün cihana yeter" demiş ya, yalan da dememiş diye düşünürsünüz ormanları gördüğünüzde. Sonra aklınıza insanoğlunun doğada yaptığı kıyım gelir ve etrafınıza bakar, ağaçların kokusunu içinize çekersiniz. Sabahın bulutlarda damıtılmaya başlayıp yeryüzüne indiği saatlerde, Ulus–Uluyayla yolunda, kalın beyaz bir tül gibi ormanları örten sis yavaş yavaş silinir ve müthiş bir renk sağnağının ipleri çözülür. Yalnızca yüreğin içinde çalınan sonbahar ezgilerinin notaları, süzülen ışıkla birlikte içinize dökülmeye başlar.
 
 
Sayfa 2/5