Konu: [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15]
index / Kanat kanada
Martı dili ise, genellikle bir haykırıştır; onu zaman zaman çocuk çığlığına ya da köpek havlamasına benzetebilirsiniz. Martı sesi deniz kıyısında güzeldir, ama bu hayvan karaya yerleşince sesini yadırgar oldum. Martılarımız neden deniz kıyılarını bırakıp kente göç ettiler? Denizlerimizde balık kalmadı da ondan. Martı denizden başka, göllerde, göletlerde böcek, yumuşakça, kabuklularla geçimini sağlar, ama onun temel besini balıktır. Bu güzel hayvanlar sabahları kıyıda sıralanıp güneşin doğmasını beklerler; tapınma törenine benzer bu bekleyiş. İşte şölen o vakit başlar. Martılar çığlık çığlığa denize doğru uçarlar. Fakat bu şölende kapışma yoktur; başka bir deyişle hiçbir martı ötekinin kısmetine engel olmaz. Burada adalet egemendir. Kadıköylü eski dostum eczacı Melih bey, her pazar Büyükada'ya gider. Anlatmıştı; vapura binmeden simit alır, yolculukta vapura eşlik edecek olan martılara atarmış. ‘Hiçbir martı ötekinin payına ortak çıkmaya kalkmıyor’ demişti bana. Anday "denizci" martılara selam duradursun, biz onların "karacı" arkadaşları olan güvercinlerden söz edelim: Güvercin şiirlerin olduğu kadar söylencelerin ve masalların da kuşudur.
 
 
Sayfa 2/3