YÜKLENİYOR ...

























Eskiden yeniye FOÇA
2002 / EYLÜL

Gediz'in suladığı bereketli topraklarda yol alırken, birden denizin kokusunu duyarsınız. Sizi yolun hemen sağında bir Roma köprüsünün yanı başında, Büyük İskender'in komutanlarından birine ait olduğu sanılan anıt-kule karşılar. Çamlı tepeleri aşınca da birden bir deniz ülkesi sarmalayıverir. Gözünüz Ege'nin mavisine, sonra kıyı boyunca uzanan koylara ve Orak Adası'nın ilginç kumsalına, deniz fenerlerine, Fatih Camii'nin minaresine takılır. Bu doyumsuz manzarayı izlerken içinizden yatların yelkenlerine, balıkçıların ağlarına, bir deniz fenerinin ışığına dokunuvermek gelir. Foça'nın girişte sizi karşılayan fok heykelleri hem Foça'nın isim kaynağı, hem de sembolüdür. WWF (Worldwide Fund for Nature) desteğinde korumaya alınan Akdeniz foklarının (Monacus monacus) dokuz üyeli küçük bir kolonisi siren kayalıkları bölgesinde yaşıyor. Bu nedenle bu bölgede dalmak ve avlanmak yasak. Foça'nın adı da Phokaia'dan, yani 'Fok Balığı Kenti'nden geliyor. Erken dönem Phokaia sikkelerinde de fok figürü sıkça görülür.

Sayfa 1/5


























Eskiden yeniye FOÇA
2002 / EYLÜL

Foça MÖ 11. yüzyılda Aiollerce kurulmuş ve MÖ 9. yüzyılda Kyme, Erytrai ve Teos'tan gelen İonyalıların yerleşmesiyle büyümüş ve zenginleşmiş. Phokaialılar 50 kürekli 500 yolcu taşıma kapasiteli gemileri ile Ege, Akdeniz, Karadeniz içlerinde Amyssos (Samsun), İtalya'da Elea (Velia), Korsika'da Alaia ve Fransa'da Massalia'nın (Marsilya) yer aldığı, çok sayıda koloni kurmuşlar. Bugün de Foça ile Marsilya arasındaki bu taihîı dostluk sürüyor. Denizcilikteki ustalıkları ve ticari başarıları Phokaia'yı güçlendirmiş. Foça'da ilk yerleşim, o dönemde ada olan ve bugün 'Büyük ve Küçük Deniz' diye adlandırılan koyları ayıran yarımadada olmuş. 13. yüzyılda Çakabey'in egemenliğine giren Foça, 1455'te Fatih tarafından Osmanlı topraklarına katılmış. Beş Kapılar'daki kale de Fatih zamanında yapılıp Kanuni tarafından onartılmış. Bugün açıkhava gösterilerinin yapıldığı bölüm ise eski Osmanlı kayıkhanesi. Yine o dönemden kalan Fatih ve Kayalar Camileri de yarımadada bulunuyor. Arkeolojik kazılar taihîl yarımadada halen devam ediyor.

Sayfa 2/5


























Eskiden yeniye FOÇA
2002 / EYLÜL

Foça sokaklarında dolaşırken, önünüze bazen arkaik bir duvar kalıntısı, bazen 4. ve 5. yüzyıllardan kalma Roma dönemi villasının taban mozaiğini çevreleyen çitler ya da özenle restore edilmiş taş evler çıkıverir. Ama, neredeyse bütün sokaklar denize açılır. Osmanlı döneminden kalma 'Aydın Vilayetine Mahsus Salname'de (basımı 1891) Foça için yazılanlar ilginçtir. Foça nüfusunun 14.548 kişi olduğu belirtilmekte ve "Foça-i Atik kasabasının belediyesi yıllık 30.000 kuruş gelire sahip olup, kasaba sokaklarında 81 adet fener yakılmaktadır. Belediyelerin en ziyade dikkat edeceği husus, dar olan sokaklar nedeniyle temizlik hususudur" diye eklenmektedir. Aynı salnamede Foça-ı Cedit'in (Yeni Foça) nüfusu da 7002 olarak kaydedilmiştir. Foça'nın denize açık sokaklarında dolaşırken, koydaki hareketlilik adımlarınızı kordonboyuna yönlendirir. Bir yanda rüzgârla oynaşan sörfler, bir yanda küçük balıkçı tekneleri... Akşam güneşinin tadını çıkaranların sohbetlerine, ağlarını onaran balıkçılar katılır.

Sayfa 3/5


























Eskiden yeniye FOÇA
2002 / EYLÜL

Güneş güne veda ederken, balıkçı tekneleri de denize açılmaya başlar. Kıyı boyunca sıralanan restoranlarda bir telaş başlar. Nefis deniz ürünlerinin yanı sıra, yoğurtlu balık ve arnavut böreği de yöre mutfağındaki yerlerini alırlar. Foça'nın dar sokaklarında, yüz yılı aşan yaşlarına rağmen ayakta kalmayı becerebilmiş taş evler sizi etkilemişse, yapacağınız tek şey Yeni Foça'ya doğru yola devam etmektir. Eski Foça ile Yeni Foça arasındaki 20 kilometrelik asfalt yol sahili izler. Yol boyunca Ege'nin sayısız güzel koyu sıralanır. Haftasonları dışında sessiz ve sakin olan bu koylar, denizin tadını çıkarmak için iyi bir fırsattır. Yeni Foça'nın kurucuları Cenevizliler, burayı bir üs olarak kullanmışlar, Niyez Fokez ya da Phokainova adını vermişler. Bir zamanlar boya hammaddesi olarak kullanılan şapın elde edildiği şap madeni ve değirmentaşı yapılan Foçateyn Taşı da bölge için bir gelir kaynağı olmuş. Yeni Foça'da eskilerden bir şey kalmamışsa da Rum yapısı taş evlerin sıralandığı sokaklar görülmeye değer.

Sayfa 4/5


























Eskiden yeniye FOÇA
2002 / EYLÜL

İyi korunmuş bu güzel binaları Yeni Foça'da daha sık görmek olası. Ama burada da sahilden gelen ızgara balık kokuları insanın aklını çeler ve bu eski arka sokaklarda dolanırken, kendinizi bir masada günü yudumlarken bulursunuz.


* Ömer Faruk Üründül, fotoğrafçı ve yazar.

Sayfa 5/5
































Bir önceki konu başlığı Bir sonraki konu başlığı