YÜKLENİYOR ...

























Mavi düşün başlangıç noktası
2002 / EYLÜL

Bir yaz düşüdür Mavi Yolculuk. Denizin ve gökyüzünün maviliğinde, yeşilin yanı başında, yıldızların altında paylaşılan bir düş. Ve bu yolculukta en önemli dostunuz teknenizdir. Uzun sohbetlerin, zengin sofraların, huzurlu bir uykunun, tatlı anıların mekânıdır. Bu mekânın doğuşuna tanıklık etmeye ne dersiniz... Fethiye'de Recep Sökmen'in tersanesindeyiz; doğadaki ağaç ile metalin buluştuğu yerde. Çevrede kimi henüz yapılmaya başlanmış, kiminin iskeleti tamamlanmış, kimi de bitmek üzere olan değişik boylarda tekneler... Küçük bir verandanın altında, yaşları 15-25 arasında değişen beş-altı genç delikanlı Recep Usta'nın talimatları doğrultusunda çalışıyor. Ellerinde testere ve planya gibi ahşap işlemeye yarayan birkaç alet... İlk bakışta, bu alet edevat ve bu gencecik delikanlılar ile boyu 36 metreye kadar varan gulet, ayna keç, trandil, piyade, motor yat gibi teknelerin nasıl yapıldığını anlamakta güçlük çekebilirsiniz. Ustaya kulak verdiğinizde, teknelerin yılların deneyimi sonucu oluşmuş çok basit bir mantıkla,

Sayfa 1/6


























Mavi düşün başlangıç noktası
2002 / EYLÜL

ama alabildiğine zor ve hassas işlemlerle yapıldığını anlayacak ve çalışanların her birinin birer sanatçı olduğunu keşfedeceksiniz. Tersanenin bir tarafında yerde, kalın kütükler üzerinde boyu 15 ila 25 metre, kenarları 25 ila 35 santimetre arasında olan 'U' kesitli kocaman bir sac parçası görürsünüz. Bu, teknenin en alt kısmında yer alan ve dengesini sağlayan 'ağırlık' adı verilen parçadır. Bu parçanın üst kısmına, yarısı ağırlığın içine girmiş yarısı da dışarıda kalan dikdörtgen prizma şeklinde 'karina' yerleştirilir ve civatalarla bağlanır. Karina; dut, çam, kestane gibi dayanıklı ağaçlardan imal edilir. Ağırlığın içine, karina ağacının altında kalan boşluğa beton ve zift doldurulur. Artık Ege ve Akdeniz kıyılarında yaşanan benzersiz mavi yolculuk teknelerinin temeli atılmıştır. Yan yükleri karşılamak üzere, yan kenarları yuvarlatılmış geniş U şeklinde 'eğri' adı verilen parçalar kullanılır. Teknenin büyüklüğüne ve ustanın tercihine bağlı olarak dut, çam veya kestane gibi ağaçlardan imal edilen eğriler, baştan kıça kadar teknenin formunu belirleyecek şekilde 17-22 santimetre aralıklarla,

Sayfa 2/6


























Mavi düşün başlangıç noktası
2002 / EYLÜL

tabanda ortada karinaya civatalarla bağlanırlar. Ağırlık, karina ve eğriler teknenin en önemli ögeleridir. Tüm yükleri taşıdıklarından ve daha sonra değiştirilmeleri zor olduğundan son derece dayanıklı malzemeler kullanılarak titizlikle monte edilirler. Artık teknenin dış kabuğunun montajına sıra gelmiştir. 'Sargı' adı verilen dış kabuk, boyları 3-4 metreye varan, kalınlıkları 2-4 santimetre, genişlikleri ise 4-10 santimetre arasında olan, tercihe göre çam, maun ya da tik gibi değişik tür ağaçlardan hazırlanmış ahşap parçalardır. Sargılar yanlarda yatay olarak eğrilere çivilenir. Her bir sargı bir diğer sargıya sıkı sıkıya temas edecek şekilde çivilenerek veya araya yapıştırıcı madde koyularak monte edilir. Sargıların montajı yukarıdan aşağıya doğru yapılır. Sargı montajı sırasında sargıların aralarında yapıştırıcı madde kullanılmamış ise, montaj sonrasında sargıların arası 'kalafat' adı verilen parmak kalınlığında yağlı pamuk ile sıkı sıkıya doldurulur. Böylece teknenin içine su sızıntısı önlenmiş olur.

Sayfa 3/6


























Mavi düşün başlangıç noktası
2002 / EYLÜL

Omurgası sargılarla kaplanmış tekne yüzebilir durumdadır. Ancak yüzdürmeden önce, tanklar, sıhhi tesisat, motor, şanzıman, şaft pervane, elektrik tesisatı, direkler, isteniyorsa yelken, jeneratör ve klimalar ile diğer donanımın montajı gerekir. Teknenin iç tasarımında motor ve tesisatın yerleşeceği yerlerin dışında; kamaralar, salon, duş/tuvaletler, mutfak ve diğer mekânların tasarımı da önemlidir. Zira minimum yer kullanılarak maksimum yararlanma sağlanabilmesi için her mekân ayrı ayrı tasarlanır.

Sayfa 4/6


























Mavi düşün başlangıç noktası
2002 / EYLÜL

Motor, şanzıman, şaft ve pervane montajı yapıldıktan ve kamaralar ile dış kabuğun gereken kısımları macunlanıp boyandıktan sonra, tekne kızaklar üzerine alınarak ve çelik halatlar ile çekilerek kıç tarafından denize indirilir. Tekne denize indirildikten sonra, teknenin boyuna ve yelken kullanılıp kullanılmamasına bağlı olarak sac, alüminyum ya da ahşap sarma direkler bir, iki ya da üç adet olarak uygun yerlere yerleştirilir. Direklerin boyu en çok teknenin boyu kadardır. Direkler çelik halatlarla teknenin yanlarına bağlanır. Çelik halatlar, liftin adı verilen elemanlar ile çektirilerek sıkı sıkıya gerdirilir. Usturmaçalar, aydınlatma elemanları, seyir fenerleri, yelken(ler), karaya çıkış için kış tarafta pasarela, denize giriş-çıkış için yanda merdiven, masalar, sandalyeler gibi diğer aksesuvar ve donanım da monte edildikten sonra tekne artık mavi yolculuğa hazırdır.

Sayfa 5/6


























Mavi düşün başlangıç noktası
2002 / EYLÜL

Motor çalıştırılıp, ipler çözülerek yol alınmaya başlandığında, en büyük keyif her biri ayrı bir göreve sahip ve bu görevlerini yıllar boyu eksiksiz yapmak zorunda olarak doğadan kopup gelip teknede buluşmuş ağaç ve metallere aittir. Çünkü yine doğa ile iç içe, yeni dostlarla birliktedirler.

* Uğur G. Yalçıner-Veysel Cingöz, yazar.

Sayfa 6/6
 


























Bir önceki konu başlığı Bir sonraki konu başlığı