|
Cumhuriyet'in sonraki yıllarında da İzmir, zamanın
ve paranın getirdiği tüm bozulmalara karşın,
tarihsel kültürel birikimi ve yaşama sanatına
nispeten daha yakın duruşunun da etkisiyle,
kent merkezinde tasarım kaygısı ve yaşama sevinci
taşıyan bir kentsel çevre oluşturabilmeyi başarır.
Ama, 20. yüzyıl sonunda İzmir, ticaret, kültür,
turizm ve endüstriyel alanlardaki büyük kazançlarına
rağmen, son derece değerli ve özgün mimari mirasından,
incelmiş bir kent kültürü ve doğasından, nihayet
varlığına büyük değer katan Kadifekale, Buca,
Bornova, Karşıyaka gibi sayfiyeleri ve fizyolojik
özelliklerinden de fedakârlıkta bulunmak zorunda
kalır.
* M. Rıfat Akbulut, Mimar Sinan Üniversitesi,
Şehir ve Bölge Planlama Bölümü öğretim görevlisi. |