|
Sadece
el tezgâhları ile çıkrıklar yok olmadı; haliyle.
Bu tezgâhlarda dokunan atlas, kadife, bürümcük,
şile bezi, manusa, çinko, çitari, makaslı keşan,
yazma, çuha, aba, ihram, şayak, şal, kuşak,
halı, kilim, cicim, sili, sumak, çarpana ve
keçenin de içinde bulunduğu sayısız bez, kumaş
ve yaygı çeşidi de bugün neredeyse unutulmak
üzere. Tıpkı Gaziantep'te eski usullere göre,
birkaç tezgâhta dokunan kutnu kumaş gibi. Ama
kutnu kumaşı biraz daha şanslı. Çünkü Gaziantep'te
yaşları 70'in üzerinde olan birkaç kutnu kumaş
ustası, bu güçlü geleneği yaşatmak için çaba
sarfediyor. 16. yüzyıldan itibaren Gaziantep'te
dokunan kutnu kumaş, eskiden Anadolu'da alımlı
giyinmek isteyen pek çok insanın hayallerini
süslerdi. Kutnulara en çok itibar eden kişilerin
başında padişahlar gelirdi. Bu kumaştan yapılan
padişah kaftanları hem zarafet, hem de onların
görkemlerinin sembolü olarak tarihteki yerini
aldı. Padişahlara hediye edilen eşyaların envanterinin
tutulduğu 'hediye defterleri'nde sıklıkla adına
rastlanan kutnuların ünü Osmanlı coğrafyasını
aşarak, Avrupa'nın birçok yerine hatta Amerika'ya
kadar ulaşmıştı.
|