|
Türkiye'nin
güneyinde, Akdeniz kıyısında birer inci gibi
sıralanmış Adana, Tarsus, Silifke, Anamur, Alanya
ve Antalya gibi pek çok kentten biridir Mersin.
Toros Dağları'nın gölgesinde, bereketli Çukurova'nın
batı ucunda, giderek gelişip büyüyen zengin
ve alımlı bir liman şehri. Portakal kokan bahçeleri,
palmiyeleri ve sımsıcak insanlarıyla bir Doğu
Akdeniz beldesi. Sanılanın aksine onun öyküsü
çok ama çok eskilere, tarihin diplerine doğru
uzanır. Günümüzden tam 9 bin yıl önce kurulmuştur
Mersin. Kulübeden gökdelene doğru sürdürüp gider
yaşantısını. Bu yüzden dünyanın hâlâ yaşayan
ve gelişen en eski kentidir o.
Mersin'de Neolitik Çağ'da ilk kent, şimdi denizden
1.5 kilometre içeride kalmış olan Yumuktepe
mevkiinde kurulmuştu. O zamanlar Akdeniz'in
kıyısında, derin bir körfezin kenarındaki bu
küçük tepede 9 bin yıl öncesinin kulübeleri
saz-kamış ve çamurdan yapılmıştı. Bugün hâlâ
bu türde evler görülebilir şehrin ara sokaklarında
ya da bahçe kenarlarında tek tük ve yapayalnız.
İlk köylüler hayvanları evcilleştirmeyi öğrenmişti.
|