|
Mor ve eflatun karışımı irisler, öbek öbek maviye kesmiş menekşeler, papatyalar, katırtırnaklarıyla süslenmiş deniz manzaralı yollar. Aydos'ta yemek molası verip, Kavaklı burnundaki fenere ulaşıyor, burada kamp kuruyorum.
Sabah karayelle uyanıyorum. Adları değişen, bu nedenle de köylülerle anlaşmakta güçlük çektiğim yerleri (Akbayır-Girvli, Doğanyurt-Meset, İlyasbey-Fakaz, Çayyaka-Gübür, Aydos-Sakallı, vb.) birer birer geçerek şimdiye kadar gördüğüm en güzel köy olan Kayran'a varıyorum. Ortasından çay akan derin bir vadi, mısır, fındık, karalahana bahçeleriyle yemyeşil denize bakıyor. Öğleyin İnebolu girişinde denize girip serinliyorum. İnebolu, taihîu evleriyle Safranbolu'ya benziyor.
Sonra yine dik yokuşlar, Gemiciler'de kahve sohbeti ve Abana. Yerli turizmin ilk gözağrılarından biri olan bu tatil beldesinden kaçarak uzaklaşıyorum. Son iki rampanın ardından Çatalzeytin'in ince, uzun sahilinde tekrar deniz keyfi. Öğretmenevi'nde misafir olarak kalıyorum.
|