YÜKLENİYOR ...

























DERİNLİK SARHOŞLUĞU
2002 / MART

Ayaklarımın altında uzayıp giden dingin ve derin mavinin, başımın üstündeki gökyüzüyle ufuk çizgisinde öpüştüğünü gördüm... Ufuk çizgisinin kaybolduğu günler, tek bir mavi olurdu gözlerimin önünde.
Kendimi ilk kez o derin mavinin kollarına bıraktığımda, yaşadığım tarifsiz bir mutluluk oldu. Yüksek bir tepenin denize doksan derece açıyla inen sarp yamacından yapmıştım ilk dalışımı. Yamacın bittiği yerden yukarıya doğru yaşam fışkırıyordu. Denizin tüm varlıklarını yakından izlemenin keyfini yaşıyordum. Tekneye çıktığımda mavinin anlamı değişmişti artık. Mavi yaşanmalı ve korunmalıydı.
Üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye, mavi derinliği sevenler için sonsuz olanaklarla dolu. Karadeniz, Marmara, Ege ve Akdeniz'in coğrafi konumlarından kaynaklanan iklim farklılıkları da dalgıçlar için değişik tatlar sunuyor. Sıcak iklimi göz önüne alındığında Akdeniz, dalış turizmi açısından öne çıkıyor.

Sayfa 1/5


























DERİNLİK SARHOŞLUĞU
2002 / MART

Akdeniz bölgesinde dalış açısından en uygun yörelerden biri de Antalya iline bağlı Kaş ilçesi.
Kaş'ta denizin berraklığı ve duruluğu, dalış noktalarının zenginliği ile bir diğerine yakınlığı insanı şaşırtıyor. Burada her seviyede dalgıca uygun dalış noktası var. Mağaralar, kovuklar, batıklar, rifler, kanyon ve duvarlar olduğu gibi, yeni dalışa başlayacak olanlar için de kurs görebilecekleri uygun dalış zeminleri bulunuyor. Her gün, sabah ve öğlen dalışa çıkan dalış okullarının tekneleri, gece dalışı da düzenliyor. Her saatin ve her dalışın kendine has bir güzelliği var. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte suya daldığımızda, bizden çok daha önce uyanmış laosların, karagözlerin, kayasokarlarının, papazbalıklarının, akyaların, kısacası tüm deniz sakinlerinin 'günaydın'ları ile karşılanıyoruz...

Sayfa 2/5


























DERİNLİK SARHOŞLUĞU
2002 / MART

Teknedeki dalgıçların yeteneği ve isteği doğrultusunda, batık tekne, gemi, uçak ya da mağara, kovuk, kanyon veya duvar dalışı da yapılabiliyor. Geceleriyse derin mavi, derin bir siyaha dönüşür. Karanlık sulara daldığınızda, fenerlerin ışığı suyun altında yüzen ateşböcekleri gibidir. Geceleri uykuya çekilen deniz sakinlerini, gündüz vakti yanına yaklaşamadığınız birçok balığı daha yakından inceleme şansınız olacaktır. Gece veya gündüz, her dalışta hem kendimizi hem de deniz canlılarını korumak amacıyla emniyet kurallarına uymak gerekir. 350-400 yılda oluşmuş bir mercana tüpümüzle, paletimizle veya herhangi bir malzemeyle çarpmak birkaç saniyede o canlının yok olmasına ya da kısmen zarar görmesine neden olur.

Sayfa 3/5


























DERİNLİK SARHOŞLUĞU
2002 / MART

dYıllardır Kaş'ın tüm derinliklerine dalıyor ve artık mağaraların, kovukların, amforaların, batıkların yerini ve hatta hangi kovukta hangi orfozun yaşadığını bile biliyorum... Bir dalış noktası olan Fener'e gittiğimde, Süleyman adındaki orfozumuzu sülalesiyle birlikte görmek ya da Çapabanko'daki baraküda sürüsünün arasına girip ürkütücü görünüşlerine rağmen onları zevkle izlemek... Hidayet Koyu'ndaki utangaç, ama bir o kadar da asabi müreni ziyaret etmek... Burunları havada olmakla birlikte son derece sevimli Caretta caretta'larla yüzmek... Tüm bunlar doyumsuz güzellikte...

Sayfa 4/5
 


























DERİNLİK SARHOŞLUĞU
2002 / MART

Bugün İstanBüyük mavinin derinlikleri tüm canlılarıyla gelene kucak açıyor...

* Ş. Ayhan Tünel, fotoğrafçı.

Sayfa 5/5
 


























Bir önceki konu başlığı Bir sonraki konu başlığı