YÜKLENİYOR ...

























MASAL VARLIKLARI
2002 / MART

İnsanların 'Yalan Dünya'da gerçeği arama yolundaki çalışmalar yanında göz yanılsamaları, uykuda görülen rüyalar ve sanat ile başlayan gerçekdışı ile olan serüveni, bilimkurgu ve sanal görselleştirmeler ile bugün de güncelliğini sürdürüyor. Yaşamda eksikliği duyulan şeyler düşsel bir dünyada, hayal sonucu oluşturulmalarına karşın sanat aracılığı ile daha gerçek bir konuma gelmişlerdir. Her toplumda kuşaktan kuşağa aktarılan söylencelerde, görsel sanatlarda benzer biçim ve anlamlarda ortaya çıkmış olan masal varlıkları zamanla inanç ortamında kutsallaştırılmışlardır. Hüma, Simurg, Zümrüd-ü Anka, Hüthüt, Şahmeran, Ejder, Tepegöz, Gulyabani, Dabbetül Arz, İblis, Zebani, Dev, Cin, Peri, Melek, Huri, Umay Ana, Hum Baba, Vak Vak Ağacı, Tuba Ağacı, Burak, Grifon, Yunus, Deniz Kızı, Sfenks ve Amazonlar, Anubis, Kobolt, Baldanders, Sebâ Melikesi Belkıs, Eciş Bücüş gibi pek çok masal varlığı Türk kültürünü oluşturan göçebe yaşantısından, İran ve İslam dünyasından, Çin ve Hint düşüncesinden, Anadolu'daki İon ve Bizans kültürlerinden izler taşır. Türk kültüründe, masal

Sayfa 1/5


























MASAL VARLIKLARI
2002 / MART

varlıklarının içinde yaşadığı Kafdağı, Ağrı Dağı, Meram ve İrem Bağları, Cennet Bahçeleri gibi düşsel mekânlar da önemliydi.Ejder ile Simurg motiflerinin en güzel örnekleri geleneksel Türk dokumalarında görülür. Kazvini'nin 'Acaibü'l Mahlukat', Attar'ın 'Mantık Al-Tayr' gibi çeşitli kaynaklara göre Simurg, 'Kendilerini arayan 30 kuş' demektir. Kafdağı'nda yaşar, hiç yere konmaz. Yılda bir kez yemek yer, 100 yıl yaşar. Bir fili pençesiyle kaldırabilen Simurg'un yumurtası bir dağ büyüklüğündedir. Bilgi ve becerinin kaynağıdır. Şehname, Kısas-ı Enbiya ve Kuran'da Anka, Zümrüd-ü Anka, Hüma, Hüthüt gibi çeşitli masal kuşlarından bahsedilir. Simurg'un pek çok öyküsü içinde en ilginç olanı şöyledir; "Simurg, Çin ülkesinde iken kanadından bir tüy düşer. Herkes, o tüyden başka çeşit bir nakış, bir resim elde eder. O nakışlardan birini gören, bir çeşit iş tutar, bir çeşit işe girişir. O tüy şimdi Çin Nigaristan'ındadır. Bütün eserler, o tüyün parlaklığından meydana gelir, bütün ışıklar kanadının bir tek tüyündeki nakıştan oluşur."

Sayfa 2/5


























MASAL VARLIKLARI
2002 / MART

Simurg'un özelliklerinin ne başı bellidir, ne dibi. Başka bir betimlemede Anka Kuşu şöyle tanımlanır: "Anka Kuşu irilikte deve gövdesi gibiydi ve onun yüzü insan yüzü ve memeleri insan memesi gibidir, eli ve parmakları insan gibi."
Ejder, ejderha yılandan soyutlanmış, düşsel bir yaratıktır. Bütün kültürlerde, doğa ve semavi inançlarda vardır. Türklerin evren adını verdikleri bu yaratığı Araplar, tanin; Çinliler, lung; Moğollar, moghur; İranlılar, ejderha; Avrupalılar ise drache diye adlandırmış. Türklerin ilk inancı Şamanizm'de 'Anasırı Erbaa' denilen dört temel unsur kutsal sayılırdı. Hava, su, toprak ve ateşin hâkimi sayılan kertenkele ya da yılandan soyutlanan, düşsel bir yaratık olan ejder, aslan pençeli, kartal kanatlı, yılan kuyruklu, ağzından ateş çıkaran, vücudu balık pulu ile kaplı olarak, hâkimi olduğu kutsal dört temel unsuru sembolize eden özelliklerle anlatılmıştır. Dede Korkut Masalları'nda ejder, dört ayaklı, yedi başlı, kanatlı, uzun kalın kuyruklu bir alamet olarak geçer.

Sayfa 3/5


























MASAL VARLIKLARI
2002 / MART

Anadolu masallarında anlatılan gerçekdışı varlıklardan biri de ejder ve yılan bağlantılı Şahmeran'dır. Yılan, Yunan ve Batı mitolojisinde, evreni oluşturacak yumurta ve Eurynome'yi dölleyen Ophinon olarak bilinirken, Orta Asya, göçebe kültüründe yılan veya onun soyutlanmış şekli ejder büyülenmiş olarak, hazineyi beklemeye görevlendirilmiş, güzel bir prensesi simgeler. Şahmeran insanların niyetini anlar. Kendisine yaklaşanların niyeti hazineyi almaksa öldürür. Ama, kendisini tanımak ve yardım etmek isteyeni de ödüllendirir. Adem ve Havva'nın günahları kendisine yüklenen yılan, kabuk değiştirme gerçeği doğrultusunda yenilenmenin, yeniden doğumun simgesi sayılmıştır. Asklepios'un kutsal hayvanı, Gılgamış ve Lokman hekimin elinden ölümsüzlük otunu kapıp yiyen yılan, Türk el sanatlarında, dokuma ve işlemelerde çok kullanılmıştır. Göçebe kültür, doğal çevrede gelişmişti.

Sayfa 4/5


























MASAL VARLIKLARI
2002 / MART

Yaşam, doğum, ölüm, geriye bir şeyler bırakma isteği, sağlık, açlık, bilinmeyeni kutsama, güneş, hava, ateş ve toprak gibi düşünce ve gerçeklerden oluşurdu. Bu kültüre ait sanat ürünlerindeki betimlemeler ve görselleştirmeler bu gerçekler çerçevesindeydi. Masal ve yazılı kaynaklarda Tepegöz tiplemesi yanında kayın, meşe gibi ağaçların kutsallaştırılmasına rastlıyoruz. Ağaç, kök ve dalları ile Türk masallarında yer ile gök arasında bağlantı sağlayan aracı bir varlık olarak görülüyordu. Günümüzde de insanların düşsel dünyası, bilimkurgu senaryoları ve sanal görselleştirmeler ile devam etmektedir.

* Prof. Dr. Aydın Uğurlu, Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim üyesi.

Sayfa 5/5


























Bir önceki konu başlığı Bir sonraki konu başlığı