|
Gezimizin
ilk durağı 1330 metre yükseklikteki Karagöl.
Kışın, kar suları ve ortasındaki küçük bir kaynaktan
beslenen göl, hazirandan itibaren tamamen kuruyor.
Gölün etrafı birkaç yüz yıllık karaçamlarla
kaplı. Hâlâ heybetli, hâlâ mağrurlar. Taze filizler
fışkırıyor gövdelerinden. Kimi kurumaya yüz
tutmuş, kuruyanlar kesilmiş. Bin yılı aşkındır
tarihe tanıklık eden bu anıt ağaçların bazılarından
geriye sadece kökleri kalmış. Yeni karaçam filizleri
ise topraktan fışkırmaya devam ediyor. Birden
sis perdesi açılıveriyor ve anıt ağaçların koruyucu
meleği çıkıyor ortaya: Çiçekbaba Dağı. Çok yüksek
değil, 2295 metre. Tuhaf bir çekiciliği var.
Sanki sarıp sarmalayıp bugünlere o getirmiş
gibi karaçamları.
Tekrar yoldayız. Artık, anıt karaçamlar her
yerde. Bu arada yol gittikçe dikleşmeye başlıyor.
Yükseldikçe ağaçlar da seyrekleşiyor.
|