|
Ama çarşının asıl tutkunları sanatseverler,
daha çok da edebiyatçılar... Onlar da kozalarına
çekilip, kendileri ile başbaşa kalmak istediklerinde,
işte bu çarşının hanlarına, onun küçük ama sohbet
dolu odalarına ya da kestane ağaçlarının gölgelediği
geniş, dingin vahalarına-avlularına koşuyor.
"Ne anlar, ah, ne anlar / Toz anlar, doruk
anlar / Prusa'dan Bursa'ya / Saklı zamanlar:
Hanlar" diyen, çevirmen, yazar, şair Ramis
Dara, çoktandır yerleştiği Bursa'yı, hanların
avlularında verdiği uzun molalarda, daha çok
sever olmuş. Aşklar, ayrılıklar, yeniden aşklar
yaşadığı, ne olduğunu bilmeden çiçek açmış oya
ağacı dalını fotoğrafladığı, yazar Hulki Aktunç
"Uğur getirir" dediği için masasına
düşen at kestanelerini cebine koyduğu Koza Han'ın
avlusunu nasıl unutsun o? Ya, Ali Efendi'nin
elinden içtiği koruksuyunun buruk tadını? Bir
de Anadolu'da yayımlanan bütün amatör edebiyat
dergilerine abone olan, Bursa'nın şiir meleği
Bedriye Hanım'ın, sadece camındaki edebiyat
duyurularından tanınan küçük dükkânını.Hemen
yakınlardaki Tayyare Kültür Merkezi'nde yapılan
Bursa Edebiyat Günleri'nde,
|