YÜKLENİYOR ...

























Sanki geçmişte gibi... ODUNPAZARI EVLERİ
2002 / ŞUBAT

Eskişehir binlerce yıl öncesine uzanan geçmişiyle Hitit, Frig, Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı ve daha birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış bir yerleşim. Burası yalnızca coğrafi bir birleşim noktası değil, farklı kültürlerin de bir arada eridiği pota. Birçok Anadolu kentinde olduğu gibi, Eskişehir'in de en eski olarak bilinen bir semti var, Odunpazarı diye bilinen. Semtin eskileri buraya 'Yukarı Mahalle' veya 'Hatap Pazarı' da der. Odunpazarı, Eskişehir'de Türklerin ilk yerleştiği mekânlardan. Bölgenin 1074'den itibaren Türklerin eline geçtiği ve Türk nüfusun bu tarihlerde buraya yerleşmeye başladığı biliniyor. Her eski kentin ya da semtin kuruluşunda olduğu gibi buranın da bir kuruluş söylencesi var: Odunpazarı'na yerleşmek üzere bölgeye ilk gelenler, üç tane koyun ciğerini, kentte bugünkü Şarhöyük (Dorylaeion), doğal sıcak su kaynaklarının bulunduğu Porsuk Nehri (Tembris) kenarındaki Köprübaşı ve Eskişehir'in güney yamaçlarında yer alan bugünkü Odunpazarı semtlerine asar.

Sayfa 1/6


























Sanki geçmişte gibi... ODUNPAZARI EVLERİ
2002 / ŞUBAT

Diğer semtlerdeki ciğerler hemen bozulurken, Odunpazarı semtine konan ciğer uzun süre bozulmadan kalır. Bu nedenle, buranın en havadar yer olduğuna karar verilir ve yerleşim başlar. Çoğu Eskişehirli'nin bile tek bir mahalle olarak düşündüğü Odunpazarı veya yerlilerin diliyle 'Yukarı Mahalle' birçok mahallenin birleşmesiyle oluşmuş büyük bir semt aslında. Odunpazarı'yla sınır oluşturan diğer mahallelerin bir bölümü de aynı tipik özellikleri içerir. 1600'lü yıllarda Eskişehir'e gelen Evliya Çelebi, kentte bulunan 17 mahalleden söz eder. Kuşkusuz, bu 17 mahalle arasında Odunpazarı'nı oluşturanlar da yer alıyordu. Odunpazarı çoğu gezginin notlarında, şehrin güney yamaçlarında yer alan bir Türk-Müslüman yerleşimi olarak belirtilir. Bu semtte Türklerden önce de Roma ve Bizans dönemlerinde yerleşim olduğu, gayrimüslimlerin de bu yamaçlarda oturduklarına ilişkin ipuçları bulunuyor.

Sayfa 2/6


























Sanki geçmişte gibi... ODUNPAZARI EVLERİ
2002 / ŞUBAT

Semtin adı günümüzden yüzlerce yıl öncesine dayanır. Köylülerin Eskişehir çevresindeki ormanlardan kestiği odunlar, bugünkü Odunpazarı Meydanı'nda satılırdı. Ayrıca, zamanla Osmanlı İmparatorluğu'nun borçlarına karşılık, alacaklı devletler tarafından oluşturulan 'Reji İdaresi', kesilen tomrukları burada mühürleyerek teslim alır ve yurtdışına gönderirdi. Semt bu yüzden Odunpazarı adını aldı.
Odunpazarı, tipik Türk mimarisinin özgün örneklerini içinde barındırıyor. Evler, ahşap çatkı arasına doldurulan kerpiç ile yapılmış, bazılarında kerpiç yerine tuğla kullanılmıştır. Eski yıllarda çoğu evde bulunan kafes ve cumbalardan günümüze birkaç tane kalmıştır. Semtin sokakları doğal çizgileri izler, dar ve kıvrımlıdır. Evler genellikle iki katlı olup, her katında sofanın etrafında yer alan odalar bulunur. Odunpazarı evleri, sokağın doğal dokusuna ve şekline uyum gösterir.

Sayfa 3/6


























Sanki geçmişte gibi... ODUNPAZARI EVLERİ
2002 / ŞUBAT

Odunpazarı'ndaki küçük meydancıklar, semtteki camilere yöneliveren yollar, hâlâ kullanılan sokak çeşmeleri, güzel havalarda kapı önlerinde hem çene çalan, hem de elişi yapan kadınlar, kahvehanelerinde tavla oynayan erkekler, bir meydanın çevresine dizilivermiş simit, haşhaşlı çörek ve ekmek fırınları, satıcılar, ara sokaklardaki küçücük dükkânlarda el emeği göz nuru lületaşı işleyen ustalar, burayı bozulmadan kalmış bir Türk mahallesi yapıverir.
Semtte birçok cami bulunur. Bunlardan biri özellikle dikkati çeker; 1525'te Kanuni Sultan Süleyman'ın vezirlerinden Mustafa Paşa tarafından yaptırılan Kurşunlu Camii ve Külliyesi. Cami avlusunda bir şadırvan, sağ tarafta menzilhane, sol tarafta aşhane ve kervansaray, ortada cami ve caminin arkasında medrese odaları ve mevlevihane yer alır. Caminin ana kısmında üzeri kurşunla kaplı tek bir kubbe bulunur.

Sayfa 4/6


























Sanki geçmişte gibi... ODUNPAZARI EVLERİ
2002 / ŞUBAT

Son cemaat yeri ise altı mermer sütunun tuttuğu beş küçük kubbe ile örtülüdür. Sütunlar sivri kemerlerle birbirine bağlıdır. Caminin sağ tarafında yer alan minare kesme taştan yapılmıştır ve köşelidir. Yukarı Mahalle veya Odunpazarı, yüzlerce yıldır birbirine omuz veren ahşap evleri, sakin insanlarıyla kendi halinde, sessizce yaşayıp gider. Son zamanlarda geçmişteki önem ve görkemini yitirmiş olsa da daracık sokaklarındaki çıkmaları, cumbaları, konuşkan, meraklı ve konuksever insanlarıyla şeker tadında bir semttir. Odunpazarı yürüyerek gezilir, dik yokuşları biraz yorar insanı, her sokakta bir sürpriz bekler yeni gelenleri.

Sayfa 5/6


























Sanki geçmişte gibi... ODUNPAZARI EVLERİ
2002 / ŞUBAT

Yürümekten yorulursanız, hiç çekinmeyin, kadın veya erkek olmanız fark etmez, kahveciler ve müşterileri alışıktır yabancılara, oturun semtin kahvehanelerinden birine, lezzetini bir başka yerde bulamayacağınız bol susamlı simitinizi ve çayınızı söyleyin; hem yorgunluğunuzu atın, hem de gezilecek diğer sokaklar için enerji toplayın.

* Doç. Dr. Ertuğrul Algan, Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi.

Sayfa 6/6


























Bir önceki konu başlığı Bir sonraki konu başlığı