|
gitmek istemez. Kırlardan alıç toplayıp Hacı
Bektaş Veli'ye götürür. Bu davranışı karşısında
Veli, genç Yunus'un dergâha katılmasını ister
ve sorar, "Buğday mı istersin, erenlerin
himmetini mi?"... "Buğday", der
genç Yunus. "O alıçların her birine nefes
verelim, çekirdekleri içinde himmet eyleyelim"
diye son kez sorarlar. Ancak Yunus vazgeçmez.
Buğdayını yüklenir ve dergâhtan ayrılır. Yolda
gelir aklı başına. "N'ettim ben...."
der kendi kendine, "buğday yenir, tükenir
ama himmet bir ömür boyu yeter." Dergâha
geri döner. Fakat iş işten geçmiş, himmetin
anahtarı Tapduk Emre'ye verilmiştir. Gidip Tapduk'un
dergâhından almasını söylerler himmetini. Böyle
biter genç Yunus'un tırtıllık dönemi ve kırk
yıl sürecek olan koza dönemi başlar. Kırk yıl
Tapduk Emre'nin dergâhına odun keser, himmet
alır. Kırk yıl boyunca "dergâha eğrilik
girmez" diyerek tek bir eğri odun getirmez.
Kırk yılın sonunda o artık kelebektir ve Tanrı'ya
doğru uçmanın zamanıdır. Kırk yılın sonunda
o artık Yunus Emre'dir. "Taptuğun tapusunda,
kul olduk kapusunda, Yunus miskin, çiğ idik;
piştik elhamdülillah!"
|