|
"Sahibinin
en mahrem dostu olan, bileğinde nabzının atışına
arkadaşlık eden, göğsünün üstünde bütün heyecanlarını
paylaşan, hulâsa onun hararetiyle ısınan ve
onu uzviyetinde benimseyen, yahut masasının
üstünde, gün dediğimiz zaman bütününü onunla
beraber olup bittisiyle yaşayan saat, ister
istemez sahibine temessül eder (benzer), onun
gibi düşünmeye ve yaşamaya alışır." Ahmet
Hamdi Tanpınar'ın ölümsüz eseri 'Saatleri Ayarlama
Enstitüsü'nün baş kahramanı Hayri İrdal, romanda
böyle anlatır saatleri... Bugün zamanı kolunda
taşıyan insan, geçmişte bugünün çok ötesine
geçen ince bir zevk ve ihtişamı yükledi saatlere
de... Yapım tarihleri 16. yüzyıldan 20. yüzyıl
başlarına dek gelen 376 nadide saat halen Topkapı
Sarayı'nda sergileniyor. Yüzyıllar boyunca sarayın
hazinesinde muhafaza edilen, harem ve köşklerde
kullanılan saatlerin çoğu diplomatik bir armağan
olarak gelmiş. Bu benzersiz eserler Osmanlı
Sarayı'na Batı'dan gelirken, ilk kez Fatih Sultan
Mehmed'in 1477'de Venedik Dükü'nden mekanik
ve saat ustaları istediği biliniyor.
|