YÜKLENİYOR ...

























Antik dünyanın şaheserleriyle: BERGAMA MÜZESİ
2002 / ŞUBAT

Sararmış, eski bir kitabın yaprakları arasına sığdırılmış birkaç küçük fotoğraf... Ege'deki küçük bir kentin ağırladığı önemli kişiler, fotoğrafların altına düşülmüş notlarla tarihsel belleğimize yerleşiyor: 'Ulu önderimiz Kemal Atatürk tarihi ağbidelerimiz arasında, Bergama Sağlıkyurdu, 13.4.1934', 'İsveç Veliahtı Prens Güstav Adlof'un sayın bayanı Prenses Louiz ve kızı Prenses Ingirit, Bergama anıtları arasında, 14.10.1934'... Ve bu kişilerin yanında beliren bir başka yüz, bir kente adanmış tutkuyu yansıtırcasına bakıyor fotoğraflardan: Osman Bayatlı, Bergama hakkında yazdığı yirmiden fazla kitabıyla onu anlatmaya doyamamış bir yazar, öğretmen ve müzeci kimliğiyle bu önemli ziyaretçilere eşlik etmektedir. Duyduğu heyecanın dışında bir başka sevinci de taşımaktadır yanında. Kentin dışında bir yerlerde, yeni bir müze inşa edilmektedir. Bergama Müzesi'nin kuruluş öyküsünün önde gelen karakterlerinden olan Bayatlı, 30 Ekim 1936 tarihinde açılışı yapılacak yeni binanın, bir zamanların en güçlü ve en görkemli kentine tanıklık etmiş bu topraklar için ne anlama geldiğinin farkındadır.

Sayfa 1/6


























Antik dünyanın şaheserleriyle: BERGAMA MÜZESİ
2002 / ŞUBAT

1920'lerin başında, öğretmen olarak Bergama'ya geldiğinde antik dünyanın ünlü üç sağlık yurdundan biri olan Asklepion henüz gün ışığına çıkmamıştır, ama akropoldeki taihîp kalıntılar onu bu kente bir daha kopmamacasına bağlamaya yetecektir. Öyle ki, tayini geldiğinde öğretmenliği bırakıp, Bergama tarihi ve kültürüne ilişkin ilk bilgileri derlemeye koyulacak, uzun süredir sessizliğini koruyan akropolde durmaksızın dolaşacaktır. Gerçi antik dünyanın sanat şaheseri Zeus Sunağı çoktan götürülmüştür. 19. yüzyıl sonlarında Almanya'ya taşınan Helenistik sanatın bu en güzel örneği, Berlin'de Pergamon Müzesi'ni süslemektedir artık. Geride, Aşağı Agora'daki depoda korunan eserler kalmıştır. 1900-1913 yıllarında, Almanların ikinci dönem kazıları sırasında kurulmuş olan bu depo niteliğindeki müzede yine de pek çok başka değerli buluntu mütevazı bir şekilde saklanmaktadır halen.

Sayfa 2/6


























Antik dünyanın şaheserleriyle: BERGAMA MÜZESİ
2002 / ŞUBAT

Bayatlı'ya göre Bergama'da gün ışığına çıkarılan her bir taş ya da kil parçası çok kıymetlidir, çünkü kent bir dönemin en parlak bilim ve kültür merkezlerden biri olmuştur. MÖ 2. yüzyılın belirleyici özelliği olan Yunan heykel sanatında, büyük bir ustalıkla bedenlere verilen sert ve keskin hareketler, yüzlere yüklenen heyecan, acı ve coşku gibi ifadelerle Bergama, bir ekol olarak daha sonraki çağları da etkileyecektir. 1924 yılına gelindiğinde, Bayatlı kendi öncülüğünde kurulan Arkeoloji ve Etnoğrafya Müzesi'nin müdürü olacak ve onunla birlikte, Türkiye'nin ilk 'kazı müzesi', gerçek anlamda kurumsal bir yapıya dönüşecektir.
1927 yılında Alman Arkeoloji Enstitüleri Başkanı Theodor Wiegand ile Bergama'nın keşfedilmemiş dünyasına yeni bir yolculuk başlar. Sağlık tanrısı Asklepion'a adanmış alana ilk kez o yıl kazma vurulur. Asklepion tüm ihtişamı ile topraktan çıkmaya başlarken ele geçen eserlerin sergilenmesi için yeni bir müze kurmak artık kaçınılmazdır.

Sayfa 3/6


























Antik dünyanın şaheserleriyle: BERGAMA MÜZESİ
2002 / ŞUBAT

Üstelik eserler, Bayatlı ve arkeologların yüzünü güldürecek denli önemli ve değerlidir. Özellikle, Sağlık Yurdu'nun kütüphanesinde açığa çıkarılan çıplak İmparator Hadrian heykeli şimdiye dek bulunmuş en güzel Hadrian'dır. Buluntu grupları arasında gözde bir heykel daha vardır: Nike. Anıtsal bir yapının çatı alınlık süslemesi olarak bulunan bu zafer tanrıçasının yarattığı etki öylesine güçlüdür ki o, kısa sürede günümüz Bergaması'nın da simgesi olacaktır. Asklepion'u kendi dilinden anlatan yazıtlar ise bir başka değerdedir: "Asklepion her türlü sürsattan özgürdür (vergiden muaf)... Ölüm tanrısı için, bütün tanrıların onuru için, kutsal bir yer olan sağlık yurtlarında ölümün yasak olduğu bildirilir."
1932 yılında Bergama'yı ziyaret eden Genelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak gördüklerinden çok etkilenir ve umutla beklenen direktifi verir; "Bergama'ya derhal bir müze yapılacaktır."

Sayfa 4/6


























Antik dünyanın şaheserleriyle: BERGAMA MÜZESİ
2002 / ŞUBAT

Müze için Almanlar da maddi katkıda bulunurlar. Yeni bina, ortak bir düşün peşinde, her iki tarafın verdiği emekle yükselir. Kazı mimarı Harald Hanson, müzenin planlarını çizer. Model olarak Zeus Sunağı'nı seçmiştir.
Sonradan yapılan ek bina ve bazı değişikliklerle görünümü biraz değişen bugünkü Bergama Müzesi'nde, Tunç Çağı'ndan Bizans'a, farklı dönemlere ait pek çok eser sergileniyor. Kuros (genç erkek) heykeli, Aşağı Agora'daki Helenistik döneme ait evlerde bulunan bronz heykelcikler, Sokrates, Caracalla gibi ünlü kişilerin portreleri en çok dikkati çeken parçalar. Ancak tüm bunların dışında, son yıllarda Prof. Wolfgang Radt başkanlığında yapılan kazılarda ortaya çıkarılan bir heykel başı ve bir kabartma grubu, diğerlerini gölgede bırakarak müzenin en gözde eserleri oldu. Asklepion'un sütunlu kutsal caddesinde bulunan baş, Bergama heykeltıraşlık ekolünün mükemmel bir örneği olarak değerlendiriliyor bugün. Üzerinde en çok tartışılan konu ise, 'Vahşi adam' adı takılan ve daha çok Marsyas'a benzetilen bu başın Zeus Sunağı gibi, ünlü bir frize ait olup olmadığı.

Sayfa 5/6


























Antik dünyanın şaheserleriyle: BERGAMA MÜZESİ
2002 / ŞUBAT

Küçük Gymnasion alanındaki Mermer Salon'da bulunan kabartmalar da, müzenin benzersiz eserleri arasına giren son örneklerden. Levhalarda, daha çok kahramanlık, zafer, üstünlük, güç ya da soyluluk gibi kavramlara gönderme yapan ışınlı ya da yıldızlı miğfer, dövüş horozu, zırh, kılıç ve mızrak betimlemeleriyle etkileyici bir görünüm sergiliyorlar. Müzedeki ilgi çekici bir diğer alan ise, yöresel halk kültürüne ait örneklerin bulunduğu Etnografya Bölümü. Bir de duvarda asılı bir fotoğraf: Bergama'nın tüm tarihiyle birlikte anılan Osman Bayatlı...

* Nermin Bayçın, arkeolog.

Sayfa 6/6


























Bir önceki konu başlığı Bir sonraki konu başlığı