YÜKLENİYOR ...

























Akdağlar
2002 / ARALIK

Akdağlar, Batı Torosların en dış sırasını oluşturuyor. Antalya'nın Elmalı ilçesinin Gömbe kasabasının batısından başlıyor ve Korkuteli'nin Mamatlar köyüne kadar uzanıyor. Uzaktan tek bir kütle halinde görünen dağın yükseklikleri birbirine yakın birden fazla zirvesi var. En yüksek yeri ise 3016 metreyle Uyluk Tepe. Onu 2760 metre ile Yumrudağ ve 2713 metre ile Göllü Tepe izliyor. Dokuz kişilik ekibimiz Gömbe'ye ulaştığında hava iyice ağırlaşmıştı. Dört gün boyunca dağda kalacak bizler için son alışveriş noktasıydı Gömbe. Ekmek alıp eksiklerimizi tamamladık. Kara dayanıklı giysilerimizi de giyip yola koyulduk. 1500'üncü metreye minibüsle çıkıp Uçansu Deresi'nin yanından yürümeye başladık. Yürüyüşün ilk yarım saatini her zaman olduğu gibi, kendime kızmakla harcadım. Rahatına düşkün yarım, bu karda kışta donmak için buralara kadar gelmem gerekmediğini söyledi durdu. Ancak, karın tadına vardıkça ve büyük şehrin kaosunda bembeyaz kar görmenin mümkün olmadığını düşündükçe keyiflendim.

Sayfa 1/5































Akdağlar
2002 / ARALIK

İlk hedefimiz Subaşı Yaylası'na ulaşmaktı ve hava kararmak üzereydi. Yaylanın batısında, çığ tehlikesi olmayan vadide kamp kurmaya karar verdik. İlk akşam yemeğini kar suyuyla yaptığımız çorbayla geçiştirdik. Sıcaklık -15 dereceye düşmüş, fırtına başlamıştı. Çadır, denizde, üstünden dalga geçen şamandıra gibi bir sağa, bir sola yatıyor; rüzgâr ıslığıyla hiç sevmediğim şarkılar söylüyordu. Uyandığımızda hava kapalıydı ve sisin içinde kalmıştık.

Toplantı yapıp bir gün bekleme kararı aldık. 2325 metrede alınan bu karara muhalif kimse çıkmadı. Üç kişilik bir ekip oluşturduk ve Subaşı Yaylası'nın güneyine doğru küçük bir keşif yürüyüşü yaptık. 'Bıyık donduran' kadar olmasa da ona yakındı fırtınalı ve sisli hava. Göllü Tepe ile Uyluk Tepe hayal meyal görünüyordu. Ve yükseklikleri birbirine o kadar yakındı ki hangisinin Göllü, hangisinin Uyluk olduğuna bir türlü karar veremiyorduk.

Sayfa 2/5































Akdağlar
2002 / ARALIK

Bir günlük bekleme esnasında geldi çaylar, gitti çorbalar... Uzun uzun sohbetler edildi. Dağlarda yaşanan anılar paylaşıldı, şakalar yapıldı. Havanın ileriki günlerde nasıl olabileceği konusunda tahminler yürütüldü, komşu çadır ziyaretlerine gidildi. İkinci gün hava açmıştı. Güneş tepelerde görününce, grup azıkları çantalara koyup zirveye doğru yola koyulmuştu. İlk mola yeri Subaşı Yaylası'nın güneyiydi. Ama, hava yine bizimle dalga geçmeye başladı. Kâh bulutları topluyordu dağların tepesine, kararıyor, "Fırtına getiriyorum..." diyordu; kâh güneşin o umutlu ışınlarını gönderiyordu üzerimize.

Birden fazla tepenin olması, "Zirve hangisi?" konulu tartışmayı alevlendiriyordu. Bir grup batıdaki, diğer grup doğudaki diyordu. Yaylanın sırtlarından Kurucaçay Vadisi'ne indik. Üç saatlik bir yürüyüş sonrası tırmanışa geçtik. S şeklinde yürüyüp ip kullanmadan tamamladık yürüyüşü. Zirveye ulaşmıştık. Her yer ayaklarımızın altındaydı.

Sayfa 3/5

































Akdağlar
2002 / ARALIK

Ancak, yükseklik 2760 metreyi gösteriyordu. Batıya baktığımızda daha yüksek bir tepenin bize gülümsediğini gördük. Uyluk Tepe yerine Yumrudağ'daydık. Hemen arkamızdaki düzlük ise Cem Alanı Platosu'ydu. Onca saatlik uğraştan sonra istediğimiz zirveye çıkamamıştık. Ve, Uyluk Tepe'ye çıkmayı bir sonraki sefere bıraktık.

Çünkü, hava bize oyun oynamaya devam ediyordu ve gruptaki kimsenin zirve hırsı yoktu. Ayrıca, Yumrudağ benim için 'Burada yoruldum' tepesiydi. Yanlış zirvenin tadını doyasıya çıkardık. Oluşturduğumuz izleri takip edip ağırlığımızı topuklarımız üzerine vererek inişe geçtik. Hava bozmuştu. Kurucaçay Vadisi'ndeki zorlu yürüyüşün sonrasında Subaşı Vadisi'nin hemen yanındaki kamp yerine kayarak indik.

Sayfa 4/5

































Akdağlar
2002 / ARALIK

Vadiyle yayla arasındaki 50 metrelik yamacı oyun yerine çevirmiştik. Gece ne çadırın sallanmasını, ne de rüzgârın ıslıklarını duydum. Deliksiz bir uyku çektim. Sabah, Akdağlar'ı geride bırakıp dönüşe geçtik.

* Utku Tonguç Topal, fotoğrafçı.

Sayfa 5/5
 




























Bir önceki konu başlığı Bir sonraki konu başlığı