YÜKLENİYOR ...

























Sedir ağaçlarının müzesi: ÇIĞLIKARA
2002 / KASIM

"Vaktiyle dünyanın en güzel, en yörük gemileri Antalya'da yapılırmış, bu gemileri yapan ellerin ustalığı kadar, yapıldığı ağaçların kerestesi de dillere destanmış bütün dünyada. Süveyş Kanalı açılırken, Antalya ormanlarından kesilen ağaçların keresteleri buradan Mısır'a gönderilmiş. Süveyş Kanalı bu ormanların on binlerce, yüzbinlerce ton kerestesini yutmuş. Mısır'a demiryolu yapılırken de on binlerce ton travers gitmiş bu zümrüt ormanlardan Afrika'ya. Suriye de buradan kereste çekmiş. Ege adaları Antalya ormanlarından gelen kerestelerle ihya olmuş yüzyıllar boyunca," (Atabeyoğlu, 1972)

Sayfa 1/6






























Sedir ağaçlarının müzesi: ÇIĞLIKARA
2002 / KASIM

Turkuvaz denizi, yumuşacık kumu ve gökyüzünden hiç eksilmeyen güneşiyle dünyanın dört bir yanından konuk çeken Antalya, tarih boyunca ormanlarıyla ilgi merkezi olmuş. Bu büyük ve güzel şehrin topraklarının yarısından fazlası halen ormanlarla kaplı. En çok görülen ağaç türünün kızılçam (Pinus brutia) olmasına karşın Türkiye'de var olan Lübnan sedirinin (Cedrus libani) yarısı da bu bölgede. Romalı General ve devlet adamı Antonius'un Antalya ve çevresini armağan ettiği Kleopatra'nın ünlü gemisi de, Barbaros Hayreddin Paşa'nın donanması da aynı sedir ağaçlarıyla yapılmış.

Sayfa 2/6

































Sedir ağaçlarının müzesi: ÇIĞLIKARA
2002 / KASIM

Milattan önceki dönemlerde sedir, güzel kokusu, çürümemesi ve renginin güzelliği nedeniyle saray ve tapınakların yapımında, firavun ve üst düzeydeki devlet görevlilerinin mumya tabutlarının hazırlanmasında, beyaz reçinesi de mumyalamada kullanılırdı. Halk arasında katran olarak bilinen ünlü sedir ağacı, Türkiye'de Batı ve Orta Toroslar ile Doğu Toroslar'ın iç ve dış bölümlerinde, anti-Toros ve Amanos Dağları'nda bulunuyor. Kutsal kitaplarda büyüklüğün, gücün, görkemin, ünün, onur ve zenginliğin simgesi olan sedirin en mükemmel yetiştiği topraklar ise Çığlıkara Ormanı.

Sayfa 3/6

































Sedir ağaçlarının müzesi: ÇIĞLIKARA
2002 / KASIM

Bugün 'Tabiatı Koruma Alanı' olan ve Elmalı-Finike sınırında yer alan Çığlıkara Ormanı, bu nadide ağaçların optimum yayılış alanı. Bin ve iki bin yaşını deviren ağaçların boy gösterdiği orman, 15.889 hektarı kaplıyor. Elmalı'ya 55 kilometre, Antalya'ya ise 165 kilometre uzaklıktaki Çığlıkara'yı oluşturan Lübnan sedirini kıymetli kılansa kerestesinin yumuşaklığı, eşsiz kokusu ile dayanıklılığı.

Etrafı tepelerle çevrili iki büyük çukur ve bu çukurların içinde yer alan küçük çukurlardan oluşan kapalı bir havza olan bölgede I. ve II. zamana ait muhtelif türde fosillere de rastlanıyor. Yapısını oluşturan kalker ve üzerindeki toprağın geçirgenliği nedeniyle bu bölgenin bir zamanlar denizle kaplı olduğu sanılıyor. Çığlıkara'nın alt kesimlerinde yazlar kurak ve sıcak, kışlarsa soğuk ve yağışlı geçiyor.

Sayfa 4/6

































Sedir ağaçlarının müzesi: ÇIĞLIKARA
2002 / KASIM

Ormanı oluşturan sedirler arasında ardıçlar da boy gösteriyor. Ancak ardıçların hükümranlığı iki bin metreyi aşkın yükseklikte başlıyor. Bu olağanüstü güzellikteki doğa parçasının sakinleri arasında yeşil ve mavi Lübnan sedirinin dışında bozardıç, katranardıç, kokulu ardıç, meşe, akçaağaç, dişbudak ve kavak ağaçları da bulunuyor. Yüksekliğe göre değişim gösteren bitki örtüsü açısından da çok zengin olan orman, tavşan, tilki, keklik, yaban domuzu, kartal ve şahinleri de bağrında besliyor. Bahar gelirken titrek kavak, hüsnüyusuf, menekşe ve ballıbabalarla yeryüzünde bir cennete dönüşen Çığlıkara Ormanı'nın bilinen en yaşlı sakinlerinden Baba Sedir 2.36 metrelik eni ve 28 metrelik boyuyla göze çarpıyor. Yaşıysa tahminen bin civarında. Ancak ormanın en görmüş geçirmişi Baba Sedir değil. Koca Katran adı verilen sedir ağacı tam iki bin yaşında. 2.82'lik çapa sahip bu anıt ağacın boyuysa 25 metre.

Sayfa 5/6

































Sedir ağaçlarının müzesi: ÇIĞLIKARA
2002 / KASIM

Yangın kulesinin bulunduğu Çivkuş Tepesi'nin güney yamacı, iki bin metreyi aşan yükseklikte, biri diğerinden ayrıksı duran ve tek başına yaşayan ardıçlarla bezeli. Bu dirençli ağaçlar rüzgâr, güneş ve soğuğun etkisiyle ilginç figürler oluşturuyor. Anıt ağaçları, muhteşem yaban hayatı, endemik bitki örtüsü ve olağanüstü güzelliğiyle sedirlerin doğal müzesi olarak kabul edilen Çığlıkara, mutlaka görülmesi, mümkünse kısa süreliğine de olsa yaşanması gereken yerlerden. Baba Sedir ve Koca Katran sizleri bekliyor...


*Nusret Nurdan Eren, fotoğrafçı ve yazar.

Sayfa 6/6
 




































Bir önceki konu başlığı Bir sonraki konu başlığı