YÜKLENİYOR ...

























Şelaleler diyarı: Erfelek
2002 / KASIM

Her şey bir tesadüfle başladı... Erfelek Barajı için başlatılan yol yapım çalışmaları, önemli biyolojik zenginliklere sahip Küre Dağları'nın doğusunda, görülmemiş güzellikteki bir doğa oluşumunun, Tatlıca Takım Şelaleleri'nin keşfedilmesine yol açtı. İlk keşfedilen, on beş metre yükseklikten son düşüş yaparak Karasu Çayı'na karışan bir şelaleydi. Geniş yapraklı ağaçlar arasında, tek başına bile çok etkileyici olan bu şelalenin kenarındaki toprak patikadan çıkılınca, yaklaşık elli metrelik düz alan içinde küçük düşüşler yapan, sonra birkaç metre yükseklikten dökülen bir şelale daha görüldü. Daha sonra yukarıya yapılan zorlu çıkışlarla başkaları, başkaları... İnanılacak gibi değildi; karışık geniş yapraklı ağaçların boyverdiği dar vadi boyunca sürekli başka özellikler taşıyan, farklı yükseklikte şelaleler keşfediliyordu. Artık düşünmeye gerek yoktu, çok özel bir doğa oluşumunun korunması söz konusuydu; baraj yolu inşaatı hemen durduruldu.

Sayfa 1/5


























Şelaleler diyarı: Erfelek
2002 / KASIM

Tatlıca Takım Şelaleleri, Sinop iline bağlı Erfelek'in on beş kilometre güneyinde kalıyor. Erfelek'in içinden geçen ve çoğu zaman yüksek Doğu çınarları (Platanus orientalis) arasından akan Karasu Çayı'na paralel giden yol, Erfelek baraj yolu yönünde izlenirse, şelalelere kadar ulaşıyor.

Şelalelerde ilkbahar ve sonbahar aylarında çok su bulunduğundan, özelikle güvenlik nedeniyle gezi için en uygun zaman mayıs ayının başından kasım ayının ikinci yarısına kadar olan dönem. Son düşüş yaparak Karasu Çayı'na karışan şelalenin bulunduğu geniş vadi alanında ise çadırlı konaklamaya uygun yerler bulunuyor. Tatlıca Takım Şelaleleri, sonbaharı bütün güzellikleriyle doya doya yaşamak için ideal bir seçim. Özellikle de geniş yapraklı ağaçların yapraklarının renk değişimi, ekimin ikinci yarısından kasımın ilk yarısına kadar izlenebiliyor.

Sayfa 2/5


























Şelaleler diyarı: Erfelek
2002 / KASIM

Tatlıca Takım Şelaleleri yaklaşık iki kilometrelik dar vadi boyunca art arda birbirini takip eden yaklaşık otuz adet şelaleden oluşuyor. Vadi, şelalelere adını veren Tatlıca (Şamı) köyünde sona eriyor. İlk görülen, daha önce de bahsettiğimiz, on beş metrelik bir düşüş yapan ve önünde genişçe bir havuzu olan şelale. Havuzun hemen solundan başlayarak devam eden dar patika, sapılmadan izlenirse Tatlıca köyüne kadar çıkıyor. Yolun yarısında rastlanan eski değirmenin çevresi mola vermek isteyenler için uygun bir alan. Ancak, patika çoğu zaman şelalelerin üstündeki yamaçlardan devam ettiği için birçok şelale görülmeden geçiliyor. Bu nedenle yürüyüş için çok cazip gelmeyebilir. Buna karşın şelalelerin aktığı vadi tabanından yürümek de herkesin harcı değil. Yürüyüş sırasında şelalelerin yanında on metrelik, dik, kaygan topraklı yamaçlarla karşılaşılabiliniyor.

Sayfa 3/5


























Şelaleler diyarı: Erfelek
2002 / KASIM

Yardımcı halat bulundurulsa da, bu tür tırmanışların alışkın olmayanlara zor gelebileceğini belirtmekte fayda var.

Gerek yardım almak, gerekse bilgilenmek açısından vadi tabanını bir rehber eşliğinde gezmek en doğrusu. Erfelek Turizm Derneği'nden rehberlik hizmeti alınabilir. Şelalelerin asıl büyüleyici güzelliği, kuşkusuz, vadi tabanında suyun kıyısından yapılan bir yürüyüşte daha iyi görülüp hissedilir. Özellikle geniş yapraklı ağaçların yapraklarının renk değişimi sırasında vadide eşsiz bir renk armonisi oluşur. Ağaçlardan dökülen sarı, kızıl, kahverengi yapraklar şelalelerden akan sulara karışarak, tüm vadi tabanını ve yamaçları kaplar. Bazen şelalelerden akan suların havuzcuklarda oluşturduğu girdap, rengârenk yaprakların dansına neden olur. Bazı şelaleler yeşilin her tonuna sahip yosunlarla kaplı katman katman kaya duvarlarından dökülür.

Sayfa 4/5


























Şelaleler diyarı: Erfelek
2002 / KASIM

Nemli Batı Karadeniz iklimi, çok soğuk olmayan kışlar ve yüksekliği 1600 metrenin altındaki dağlar, Erfelek çevresinde uçsuz bucaksız karışık ormanların oluşmasına olanak tanıyor. Dağların açık çayırlarında kurulu Hacıbey, Kaçkar ve Gübegüneyi yaylalarında, kalın odun veya ahşaptan yapılma, çatıları doğal, yassı taşlarla kaplı evler ise ziyaretçilerine başka yerlerde rastlayamayacakları pastoral güzellikler sunuyor. Erfelek ve çevresindeki Tatlıca Takım Şelaleleri, uçsuz bucaksız ormanları ve geleneksel özelliklerini koruyan yaylalarıyla her mevsim ayrı güzel. Ama, özellikle sonbahar renkleri doğanın tuvalinde eşsiz tablolar oluşturuyor.


* Ali İhsan Gökçen, fotoğrafçı ve yazar.

Sayfa 5/5
































Bir önceki konu başlığı Bir sonraki konu başlığı