|
İnsanoğlu doğayı anlama ve kendini anlatma çabalarının sonucu iletişimin bir alt grubu olarak imler dünyasını meydana getirdi. Sembol, arma, simge, damga, remiz, alamet, timsal... Güncel deyimleriyle amblem, marka ve logolar insanların birbiriyle iletişimlerinde kullandıkları birer işaret olarak kabul edildi. Semboller doğadan kaynaklanan, doğanın yaratıcı ve yok edici özelliklerinin yansıdığı, dini ve manevi düşüncenin ürünü olarak ortaya çıktı. Anadolu'nun merkezi sayılabilecek bir yerde, Konya'nın Çumra ilçesi yakınlarındaki Çatalhöyük yerleşimi, Neolitik Çağ'ın (Yeni Taş Çağı) yeryüzünün bilinen en gelişmiş kenti, uygarlığın başlangıç noktasıydı. Çatalhöyük insanı doğayla mücadelesini ve inançlarını resmedip, ana tanrıçalarını doğum esnasında gösteren heykelcikler yaptı. Evlerinin kutsal bölümlerinin duvarlarında, insan figürlerini gökyüzüne götürmek için gelen kartal bezemeleri dini inançların sembolik bir yansıması olarak karşımızda durur. Erzurum'da Selçukluların ulu yapılarından Yakutiye Medresesi'nin ön cephesindeki kabartmada, bir çift aslanın koruduğu
|