YÜKLENİYOR ...

























KÜÇÜK DENİZKIZI: KOPENHAG
2001 / AĞUSTOS

Konuksever ve temiz, hem klasik hem modern, hayat dolu ve sempatik; işte Kopenhag... Danimarka'nın başkenti Kopenhag, Norveç fiyord gezisi sırasında, ya da Amerika'ya uçarken yapılan yarım günlük bir aktarmada görülüp gezilecek bir yerden çok, başlı başına bir seyahat gerektiren nefis bir başkent. Dümdüz bir alan üzerine kurulu kentin planı da birkaç saatte çözülecek denli basit. Şehir yayalar için de bir cennet çünkü; birçok caddeye araç girişi yasak.
Kopenhag genel görüntüsü, mimari bütünlüğü, kendine özgü yapıları, özellikle yeşilin türlü tonlarındaki çan kuleleri ve çatılarıyla ziyaretçilerini hemen etkiliyor. Kopenhag, büyük bir adanın, Sjaelland'ın kuzeydoğusunda yer alıyor. Havaalanı kente çok yakın; 20 dakikada şehir merkezine varıp çoğu denize ya da kanallara bakan davtkâra sokakların çağrısına yanıt verebiliyorsunuz. Modern yapılar yok değil; ama bir iki büyük cam yapı dışında bunlar pek fark edilmiyor.
Danimarkalıların çoğu İngilizce'yi ana dili kadar iyi konuşuyor ve ziyaretçilere son derece yardımcı.

Sayfa 1/4


























KÜÇÜK DENİZKIZI: KOPENHAG
2001 / AĞUSTOS

Son yıllarda Kopenhag'ı İsveç'in Malmö kentine bağlayan ve ülkenin gururu sayılan dev köprü, özellikle İsveçlilerin feribota binmeden Kopenhag'a gelmelerini mümkün kılıyor. Kuzeyde çok sevilen biranın en ucuz satıldığı yer Danimarka ve dünyanın en ünlü biraları Carlsberg ile Tuborg burada üretiliyor. İsveçli gençlerin yalnız ucuz bira içmek için kendi araçlarıyla buraya gelmesine şaşmamalı.
Kopenhag, sarayı, eski kaleleri, müzeleri, parkları, caz kulüpleri ve dükkânların sıralandığı yalnızca yaya trafiğine açık sokakları ile ziyaretçilerinin gönlünü eğlendirmeyi iyi biliyor. 1843'te açılan eğlence parkı Tivoli yalnız çocukların değil, yetişkinlerin de zevkle ziyaret ettiği bir masal dünyası. Masal derken ünlü çocuk masalları ozanı Hans Christian Andersen'in de aslen Danimarkalı olduğunu bilmem hatırlatmaya gerek var mı? Şehrin merkezindeki Tivoli Parkı yalnızca 15 Nisan-15 Eylül tarihlerinde açık.

Sayfa 2/4


























KÜÇÜK DENİZKIZI: KOPENHAG
2001 / AĞUSTOS

Carlsberg Glyptotek Müzesi, Rosenborg Parkı ile daha çok ortaçağ yapılarını hatırlatan Rosenborg Şatosu, Kopenhag'ın simgesi haline gelen 'Denizkızı' heykeli, şehrin orta yerinde bulunan Christiansborg Sarayı gezilmeye ve görülmeye değer. Kraliyet Ailesi'nin halen ikâmet ettiği Amalienborg Sarayı önünde her gün saat 12.00'de yapılan muhafız alayının nöbet değişimi töreni de kaçırılmamalı.


Ama, "Ben Kopenhag'da bir saat kadar kalacağım, ne göreyim?" diye soracak olursanız, "Mutlaka Nyhavn'a (Yeni Liman) gidin" derim... 19. yüzyılda, insan gücü ile kazılan ve aslında uzun bir kanal görünümündeki liman rengârenk evleri, restoranları, kafeleri ve iki yanında demirlemiş olan eski yelkenlileriyle gece gündüz cıvıl cıvıl.

Sayfa 3/4


























KÜÇÜK DENİZKIZI: KOPENHAG
2001 / AĞUSTOS

Kopenhag'da metro yok, ama her yere taksi kolaylıkla bulunabiliyor. Ne var ki taksiler son derece pahalı ve en kısa mesafe için 10 dolar ödemek durumunda kalabilirsiniz. Şoförlerin dediklerine bakılırsa bu ücretlerin büyük bölümü vergi imiş. Eğer mümkünse otel resepsiyonundan bilgi alarak gitmek istediğiniz yere otobüsle ulaşmaya çalışın.

Yazı ve Fotoğraflar İZZET KERİBAR* / PRINT PHOTOBANK TURKEY
* İzzet Keribar, fotoğrafçı.

Sayfa 4/4


























Bir önceki konu başlığı Bir sonraki konu başlığı