|
bazen edebi bir söz, bazen de sahibinin ruh halini yansıtan cümlelerden oluşur. Yatağanların üzerindeki göz alıcı işlemelere bakıldığında hepsinin bir ustadan çıkmasının mümkün olmadığı anlaşılır. Çeliği yapan usta ayrı, kabza, bezeme ve kınları yapan usta ayrı ayrı kişilerdir. Oyma, kakma, telkâri ve taneleme teknikleri ile yapılan nefis yatağanlar bugün bile gerek parlaklığı, gerekse işlemeleriyle göz doldurur. Yatağanın kabzası, kını ve gövdesindeki mücevher ve süslemeler, kılıcın sahibinin ekonomik durumuna göre değişir. Kınların uç kısmında bulunan kılıç bapucundaki ejderha, kartal ve yılan başı şeklindeki süsler, kılıcın kınını delmesini de önler.
Daha çok yeniçeri ve zeybeklerin kullandığı yatağanlar, kılıçtan daha küçük ve hafif olduğundan belde taşınması daha kolaydır. Yatağanın ağzının çok keskin olmasından dolayı kullanımda belirli kurallar getirilmiştir. Eğer yiğit, karşısında muharebe ettiği kişi zayıf ise yatağanın ağzı ile değil de sırtı ile müdahale eder.
|