 |
TARIHIN GÖZÜNDEN:
ALANYA
|
 |
2001 / TEMMUZ
|
 |
|
 |
 |
Akdeniz
sıcağının belki de en hasmane haliyle hüküm sürdüğü
Alanya, yakın geçmişe dek bir narenciye ve muz
cennetiydi. Daha sonra gerçekleşen turizmle tanışma
ise Antalya'nın bu güzel ilçesinin çehresini tümüyle
değiştirdi, narenciye ve muz bahçelerinin yerini
oteller aldı.
Ama tüm bunlara karşın Alanya, uzun ve tertemiz
sahil şeridi, kalesi, tersanesi, modern spor tesisleri,
palmiyeleri, yöresel özellikler taşıyan evleri,
buram buram tarih kokan sokakları ile hâlâ çok
güzel.
Antik Çağ'da Pamfilya ile Kilikya sınırı arasındaki
çizgide yer aldığı için bazen Kilikya, bazen de
Pamfilya şehirleri arasında sayılan Alanya'nın
tarihinin, Prof. Dr. Kılıç Kökten'in 1957'de Kadıini
Mağarası'nda yaptığı araştırmalar sonucu Üst Paleolitik
(MÖ 20.000-17.000) döneme kadar uzandığı ortaya
çıktı. Kentin bilinen en eski adı Coracesium (MÖ
4. yüzyıl). Bizans döneminde ise Kolonoros ismini
aldı. |
|
 |
|
 |
|
 |
|
|