YÜKLENİYOR ...

























VUR DAVULCU VUR...
2001 / TEMMUZ
Osmanlı'nın başkenti Edirne, 29 Haziran-1 Temmuz tarihinde yine bir güreş şenliğine tanıklık ediyor. 630 yılı aşkın bir süredir her yıl yüzlerce pehlivanın katıldığı Kırkpınar Yağlı Güreşleri, cazgırın pehlivanlar için dua okumasının ardından "Allah Allah, illallah! Alta düşersen apış, üste çıkarsan yapış" diye var gücüyle bağırmasıyla başlar.

Davulcular 'pes perde'den vurup zurnacılar 'tiz perde'den çalarak yarışmacıları gayrete getirirken, meydanın çevresini dolduran binlerce güreşsever tarihin kokusunu iliklerinde hisseder.

Cazgırın duasıyla er meydanına çıkan pehlivanlar, peşrev (ısınma) hareketi yapar. Bu hareketler, avının üzerine atılmakta olan kartalın kanat çırpınışlarına benzer. Yerden toprağa el sürerek selam vermek ise karşıdaki rakibe şu mesajı iletir: "Sen öyle büyük bir güreşçisin ki bu spor dalında ben senin ayağının bastığı toprağın bir parçası bile olamam!"
Sayfa 1/3


























VUR DAVULCU VUR...
2001 / TEMMUZ
Osmanlı döneminde Edirne'ye çok yakın olan, ancak şimdi Yunanistan sınırları içinde kalan Kırkpınar'da (bugünkü adı Samona köyü) her yıl bugün de olduğu gibi üç gün süren güreşler yapılırdı ve Osmanlı topraklarındaki tüm pehlivanlar bu 'er meydanı'na mutlaka çıkardı.

Kırkpınar Güreşleri günümüzde Edirne'nin Sarayiçi'nde ve Haziran ayında yapılıyor. Bugün de tıpkı eskiden olduğu gibi Türkiye'nin dört bir yanındaki pehlivanlar yıl boyunca bu şenliğe hazırlanır. Lokantaları, çayhaneleri ve eğlence yerleri ile Kırkpınar Meydanı bir panayır yerine dönüşür.

Dana veya keçi derisinden yapılan kispetlerini giyen pehlivanlar güreş öncesi vücutlarını zeytinyağı ile yağlar. Her yıl ortaya konan koç için yapılan açık artırmada en fazla parayı veren Kırkpınar'ın ağası olur. Ve ağa güreşleri başlatır.
Sayfa 2/3


























VUR DAVULCU VUR...
2001 / TEMMUZ

Üç gün boyunca bir an bile boş kalmayan güreş meydanında, Teşvik, Deste Küçük Boy, Deste Orta Boy, Deste Büyük Boy, Orta Küçük Boy, Küçük Orta, Büyük Boy, Büyük Orta, Baş Altı ve Baş Güreşler sınıfında mücadele verilir.
Başpehlivanlık güreşleri ise en son gün yapılır. Eleme usulü ile yapılan güreşlerde son iki pehlivan 'Altın Kemer' için kıyasıya güreşir. Bu son güreş bazen saatlerce sürer. Kırkpınar'da üç kez arka arkaya başpehlivan seçilene Edirne Belediyesi'nce 1 kilo 450 gram ağırlığında altından yapılma kemer armağan ediliyor. Yenilenlerin tesellisi ise hazır; "Seneye yine Kırkpınar var." l


* Ali Gümüş, Dünya Spor Yazarları Birliği Güreş Komisyonu Başkanı.By ALİ GÜMÜŞ*
Photos TUFAN KARTAL / PRINT PHOTOBANK TURKEY

Sayfa 3/3
























































Bir önceki konu başlığı Bir önceki konu başlığı