YÜKLENİYOR ...

























CAM GÜZELİ CAMALTI RESİMLERİ
2001 / HAZİRAN
Günümüz teknolojisi hızla gelişiyor. Fotoğrafları bilgisayar ekranlarında, dijital çerçevelerde görüyoruz. Bir zamanların o eski sararmış, solmuş fotoğrafları yok artık... Peki ya, eskiden resimler nasıldı diye hiç merak ediyor musunuz? Fazla merakta bırakmadan, 19. yüzyıl ve 20. yüzyılın başlarında Türkiye'de büyük bir gelişme gösteren "camaltı resimleri"nin dünyasına götürelim sizi. Bir zamanlar çok moda olan camaltı resimleri, evlerin dışında dinî mekânlarda, kahve, şekerci, kasap ve berber dükkânlarında bile bulunuyordu. Anadolu'da evlenecek kızların çeyizleri için mutlaka satın aldığı camaltı resimleri, günümüzde yok denecek kadar az. Bunları yapan ustalar da yıllar öncesinden bu işi bıraktılar. Zamana karşı direnemediler.
İstanbul'da özellikle Sahaflar Çarşısı'nda 15 yıl öncesine kadar bulunması mümkün olan camaltı resimleri, camların arka yüzüne toz boya, suluboya, guvaş, yağlıboya, hatta günümüzde -nadir de olsa!- akrilik boyalarla yapılan soğuk resim tekniği ile çalışılıyor.
Sayfa 1/6


























CAM GÜZELİ CAMALTI RESİMLERİ
2001 / HAZİRAN
Camaltı tekniğinin en büyük özelliği ise resimlerin camın arka yüzüne yapılması. Resimler üst üste gelen renklerle yapıldığından, alttaki renk yeni bir renkle kapatılınca rötuş ve düzeltme yapmak mümkün olmaz. Bir resim yaparken detaylar, imza ve tarih son aşamayı oluşturur. Camaltında ise önce resmin deseni ve en üstte görülen detaylar yapılıp imza atılıyor. Daha sonra çizgiler arasındaki yüzeyler, en son olarak da arka fonda görülen renkler boyanır. Bir başka sorun ise resim yapılan 2-3 milimetre kalınlığındaki cam yüzeyin kayganlığıdır. Boyaların cama işlenebilmesi için hemen her yerde farklı teknikler kullanılır. Öncelikle, camın çok iyi temizlenmesi gerekir. Bu temizleme işlemi için Batı ülkelerinde sarmısak bile kullanılıyor. Guvaş gibi boyalarla çalışıldığında, boyanın cama daha iyi yapışması için cam levhanın üzerine fırçayla sulandırılmış Arap zamkı veya başka yapıştırıcılar sürmek gerekir. Resim bittikten sonra da camın arkasına konan kâğıt, karton, hatta tahta levha, boyaları dış etkenlerden korumaya yarar.
Sayfa 2/6


























CAM GÜZELİ CAMALTI RESİMLERİ
2001 / HAZİRAN
Türk camaltı resimleri genellikle resim eğitimi görmemiş ve bu tekniklere dikkat etmeyen halk ressamları tarafından yapıldığından, günümüze çok az sayıda eser kaldı.
Resimler konularına göre evlere ya da işyerlerine asılırdı. Yarı insan, yarı yılan görünümlü, bilgelik sembolü "Şahmeran"ın resmi, eve bereket getirdiğine ve şifa verdiğine inanıldığı için genellikle evlere asılırdı. Peki, niye "Şahmeran" diye sorarsanız, onun da ilginç bir hikâyesi var... İnanışa göre kadını, dolayısıyla doğurganlığı ve bereketi de simgeleyen yılan, dünyanın pek çok ülkesinde bu özelliğiyle ön plana çıkar. Eshab-ı Kehf'in (Yedi Uyurlar) isimlerinin yazılı olduğu Amentü Gemisi ise, bereket getirmesi dileğiyle genelde dükkân ve işyerlerinde bulundurulurdu.

Kahvehaneler eskiden İstanbul'un resim sergileri gibiydi. O nedenle buralarda yer alan resimler, devrin siyasi ve dinî gelenekleriyle uyumlu olmalıydı.
Sayfa 3/6


























CAM GÜZELİ CAMALTI RESİMLERİ
2001 / HAZİRAN
Kahvehanelerde genellikle Şahmeran'dan alınan Zaloğlu Rüstem'in Dev Şefik'i yenmesi, Sührab'ın yedi başlı ejderha ile boğuşması, Demir Pehlivan'ın aslanla güreşmesi gibi konuları anlatan resimler yer alıyordu.

Camaltı resimleri önceleri elle ve tek tek yapılıyordu. Resimler halk tarafından ilgi görünce, bu kez fabrikasyon üretilmeye başlandı. Artık aynı resmin benzerleri etrafta bolca bulunuyordu. Hem sanatçılar ve kaligraflar, hem de cam ve ayna işiyle uğraşanlar bu sanata yöneldi. Resimlerin büyük çoğunluğu İstanbul'da yapılmaktaydı. Çünkü cam imalathaneleri buradaydı... Bir nedeni de güzel yazı yazan sanatkârların İstanbul'da bulunmasıydı.

Camaltı resimleri konusunda ikinci merkez ise Konya'ydı. Bu sanatın gelişmesine öncülük eden Mevlânâ Celaleddin Rumi, kendi yolundan yürüyenlere hat, resim yapmayı ve birçok hünerle uğraşmayı serbest sayıyordu.
Sayfa 4/6
 


























CAM GÜZELİ CAMALTI RESİMLERİ
2001 / HAZİRAN

Konya'da yapılan camaltı resimlerinde çoğunlukla Mevlânâ'nın adını içeren ve yazı-resim şeklinde sikkeler bulunuyordu. Doğu ve Güneydoğu Anadolu kentlerinde ise Şiilik'ten esinlenen bir resim modeli yaratılmıştı.

Çoğunlukla dinsel konuların işlendiği camaltı resimlerinde, belli başlı konular dinî yazılar, yazı resimler (camiler, ibrikler, sürahiler, meyveler, kuşlar, sikkeler), manzaralar (Mekke ve Medine görünümleri, camiler, Hicaz demiryolu), halk hikâyeleri ve efsaneler ile insanlı kompozisyonlar ve imparatorluk armalarıydı... Tunuslular ise Osmanlı döneminde Batı'ya ve sultana karşı mücadele eden Mustafa Kemal Paşa'ya duydukları hayranlığı camaltı resimlerine işleyerek gösteriyorlardı.

Camaltı resimleri, kullanılan malzemenin kolay kırılır olması nedeniyle bugün çok nadir olarak bulunuyor. Yapan sanatçılar mı! Onlar da eserleriyle birlikte tarihe karıştı.

Sayfa 5/6
 


























CAM GÜZELİ CAMALTI RESİMLERİ
2001 / HAZİRAN

Resimlerin ilginç örneklerini, Topkapı Sarayı'nda, Divan Edebiyatı Müzesi'nde bulma şansınız var. Bir de Balkan Naci İslimyeli, Neveser Aksoy, Ömer Bortaçina, Şahin Paksoy ve Hıfzı Topuz gibi sanatsever kişilerin özel koleksiyonlarında görmek mümkün... Ayrıca bu teknikle günümüzde Mustafa Plevneli, Neveser Aksoy ve Mevlut Akyıldız gibi çok az sayıda sanatçı da çalışmalar yapıyor. l

 

 

 

Metin ve fotograflar:Eyüp Coşkun
* Eyüp Coşkun, gazeteci.

Sayfa 6/6
 

























































Bir önceki konu başlığı