 |
BİR ZAMANLAR ANKARA
|
 |
2001
/ MAYIS
|
 |
|
 |
 |
| "İstasyon,
sonra bataklık, sonra mezarlık ve derme çatma
Karaoğlan'dan (çarşı) sonra yangın yeri, onun
sonunda da kerpiç ve hımıştan, kaldırımsız veya
Arnavut kaldırımlı, eğri büğrü sokaklı bir köy...
Ankara bu idi." Falih Rıfkı Atay, ünlü eseri
"Çankaya"da Cumhuriyet şafağındaki Ankara'yı
bu sözlerle betimler. Geçmişi erken Hititler'e
uzanan, kızıl kahve Ankara taşından etkileyici
bir kalenin taçlandırdığı bozkırın ortasındaki,
bir tepenin tatlı yamaçlarına yayılmış, büyüklüğü
hepsi hepsi birkaç mahalleyi geçmeyen bu yoksul,
mütevazı Orta Anadolu kasabası, başkent ilan edilmesiyle
başlayan süreç içinde bugün beş milyonu aşkın
nüfusu ile Türkiye'nin ikinci büyük metropolü
haline dönüşür. Yalnızca bir kentin inşa edilmesinin
ötesine geçen Ankara'nın inşaası, Cumhuriyet kadroları
tarafından topluma çağdaş değerler ve yaşam biçimlerinin
sunulması çerçevesinde, yeni rejimin başarı ölçütlerinden
biri olarak da algılanır. |
|
 |
|
 |
|
 |
|
|