 |
ÇOK YÜKSEK, ÇOK BÜYÜK, ÇOK IŞILTILI, ÇOK KALABALIK
|
 |
2001
/ MAYIS
|
 |
|
 |
 |
Elimde
Phillip Lopate'nin hazırladığı bin sayfalık bir
kitap. Aralarında Edgar Allan Poe, Mark Twain,
O. Henry, Jose Marti, Walt Whitman, Henry James
ve Mario Puzo'nun da bulunduğu 108 yazar. Kitabın
adı ise, "New York'u Yazmak". New York'ta
geçirdiği dopdolu bir haftayı yazmak için masasının
başına oturan biri için ne kadar da ürpertici,
değil mi? Neyse ki ilk sayfada James Joyce biraz
beni cesaretlendiriyor: "New York, tek bir
yazar tarafından ifade edilemeyecek kadar büyük
ve karmaşık. Yazarın tek yapabileceği, çok sevdiği
ama onu aşan bir şehre ancak küçük bir katkıda
bulunmaktır." İşte, affınıza sığınarak benim
New York'um!
New York'un ızgara planlı sokak ve caddelerini
arşınlamaya başladığımdan beri beni etkileyen
buradaki her tanımın "çok" ile nitelenmesi
gerektiğiydi. Çok geniş, çok yüksek, çok büyük,
çok ışıltılı, çok kalabalık, çok gösterişli...
Bir de kültürlerin çeşitliliği. Yahudi, İrlandalı,
Afro-Amerikalı, Alman, İtalyan, Çinli, Latin Amerikalı
ve daha niceleri New York'u Babil Kulesi'ne çevirmişler.
|
|
 |
|
 |
|
 |
|
|