 |
EFSANENİN
GERÇEK OLDUĞU KENT:SARDES
|
 |
2001 / NİSAN
|
 |
|
 |
 |
Gökyüzü
maviden griye dönene kadar kâh ağaçlarla konuşa
konuşa, kâh dans ederek ilerlediler. Bölgenin
üzümlerinden yapılmış şarapların sonu gelmiyordu.
Lydia'nın dağlarında yorgun düşen yassı burunlu,
koca göbekli, çirkin ve yaşlı Silenos, işte yine
körkütük sarhoştu. Bir ağacın altına kıvrılıp
sızdığında arkadaşları gözden kaybolmuştu bile.
Silenos, sıradan biri değildi; şarap ve dansla
özdeşleşen Dionysos alaylarının simgesiydi, Dionysos
tanrıyı yetiştirdiği söylenirdi ve en önemlisi
akıllı, bilge bir satyr'di. Yani bedeninin üstü
insan, altı teke olan bir doğa cini...
Onu bulan köylüler sıkıca bağlayıp Kral Midas'a
götürdüler. Midas onu görür görmez tanıdı, on
gün on gece sarayında ağırladı, yedirdi, içirdi.
Sonra da tanrının huzuruna getirdi. Midas'ın Silenos'u
himaye etmesine çok sevinen Dionysos, "Dile
benden ne dilersen" dedi krala. Frigya Kralı
bir an düşündükten sonra "Her dokunduğum
altın olsun" dedi. |
|
 |
|
 |
|
 |
|
|