 |
GEÇMİŞ ZAMANIN PEŞİNDE LAMBALI RADYOLAR
|
 |
2001 / MART
|
 |
|
 |
 |
Karamela
şekerlerini, misketli gazozları, atlı bayram arabalarını,
marul bostanlarını, kravatsız tek bir insan göremediğiniz
Beyoğlu'nu, hiç tanışmayan kimselerin içten gülümsemelerle
selamlaştıkları günleri, Cahide Sonku'nun genç
kızlığının emsalsiz güzelliğini düşlüyorum. Onarıp
çalıştırdığım her lambalı radyonun gür sesini
duyduğumda, sanki dün yeniden canlanıyor. Ve sonra
bir daha... Her ne kadar kendimi aldatsam da,
bu da benim keyfim. Kim ne karışır!"
Haliç'te yunusların kışladığı diz boyu karlı soğuk
ocak ayları geçiyor yorgun gözlerinden. Ardından,
çift katlı konakların ferah bahçelerinde ıhlamur
ağaçları, fesleğen, filbahri ve erguvanların kabına
sığmaz coşkun sevinçleriyle merhaba dedikleri
ilkbaharlar. Deniz kenarında kıyı boyunca yürüyüşe
çıkan sedef tenli Rum kızları. Fener'den Kasımpaşa'ya
mat, dökük boyalı hantal gövdeleriyle işleyen
sandalları hatırlıyor. |
|
 |
|
 |
|
 |
|
|