YÜKLENİYOR ...






















İSTANBUL'UN KARAKIŞI
2001 /ŞUBAT
1929 yılının ilk günlerinde Avrupa ve Balkanları etkisi altına alan soğuk, İstanbul'a da tarihinin en zor kışlarından birini yaşatmıştı. İstanbul halkı 7 Ocak Pazartesi sabaha karşı saat ikide başlayan şiddetli fırtınadan limandaki gemilerin durmaksızın çalan düdükleriyle haberdar olmuştu. Şehre ilk kar salı sabahı düştü. 10 Ocak Perşembe günü rasathaneden kar ve fırtınanın en fazla iki üç gün daha devam edeceği açıklandı. Ancak cumartesi akşamı hava lodoslamaya başladı ve İstanbul pazar sabahı beyaz bir örtü altında uyandı. Lodosun etkisiyle vapur seferlerinde aksamalar oluyordu.16 Ocak Çarşamba günü fırtınanın durmasıyla vapur seferleri muntazaman yapılmaya başlandı. Pazartesiye kadar havalar güneşli ve sakindi.
Gazeteler "Kışın en güzel günlerini yaşıyoruz" şeklinde başlıklar atıyorlardı ki hava lodos ve poyraza çevirmeye başladı. Karla karışık yağan yağmur, o sene kışın hiç de öyle çabuk gitmeye niyetli olmadığını haber veriyordu sanki. Salı sabahı evlerinden çıkanlar İstanbul'u yine bembeyaz buldu.
Sayfa 1/6























İSTANBUL'UN KARAKIŞI
2001 /ŞUBAT
Kar artık bütün hızıyla yağıyordu ve akşam geç vakte kadar da durmadı. Gazeteler Beyoğlu'nda düşmemek için ellerinde çivili bastonlarla dolaşan hanımların akrobatik hareketlerinden eğlenceyle bahsetmekteydi. Bu neşeli haberler, Kurtuluş'ta çıkan büyük bir yangınla, yerini üzüntülü ve endişe verici haberlere bıraktı. Yanan ev sayısı 400'ü geçiyordu ve kışın gitmeye hiç de niyeti yoktu.

Çarşamba ve perşembe günleri karsız ve kısmen güzel geçti. 26 Ocak Cumartesi günkü Vakit gazetesi ise İzmir'de simit satarken donarak ölen ihtiyar simitçinin haberini veriyordu:"İzmir'de son günlerde şiddetle hissedilen soğuklardan zavallı bir simitçi donup ölmüştür. Evvelki sabah Eşrefpaşa'da simit satan altmış yaşında Mustafa isminde bir ihtiyar, fazla soğuklardan donmuştur. Doktor tarafından yapılan muayenede simitçi Mustafa'nın vefat etmiş olduğu ve kanının donmuş olduğu anlaşılmıştır. Her sabah erkenden Eşrefpaşa'da köşe başına gelerek gevrek satan Mustafa bir aile besliyordu."
Sayfa 2/6























İSTANBUL'UN KARAKIŞI
2001 / ŞUBAT
2 Şubat Cumartesi İstanbul'da ısının eksi 3 dereceye kadar düşmesi şiddetli bir dona sebep oldu. Galata'daki zabıta memurları sokakta donarak ölen iki kişi buldular. Kış ilk başta evsizleri vuruyordu. Pazar günü başlayan kar fırtınasında vapur ve trenler sefer yapamadı. Şehrin bazı yerleri bir metreyi aşan yükseklikte karla örtülmeye başlamıştı. Yine aynı günkü gazeteler Kartal'a birkaç kurdun indiğini yazıyordu. Kâğıthane ve Şişli'de yine iki kişinin donarak öldüğü haber alınmıştı.

4 Şubat Pazartesi günü "Korkunç kış" başlığıyla çıkan gazeteler, donan insanlar, kara saplanan trenler, kayalara çarpan vapurlar, batan kayık ve motorların haberleriyle doluydu. Vakit gazetesi salı günü "Şehir dehşet içinde: Kar devam ediyor" başlığıyla sanki oynamakta olan bir gerilim filminin haberini veriyordu. Halk fırınlara hücum ediyordu; bütün dükkânlar kapalıydı ve alışveriş durmuştu. Umumi hayat felce uğramış ve şehirdeki bazı binalar fırtınanın etkisiyle yıkılmıştı.
Sayfa 3/6























İSTANBUL'UN KARAKIŞI
2001 / ŞUBAT
Şehrin birçok yerine kurtlar inmiş ve mahalle aralarında dolaşmaya başlamıştı. Hatta Yıldız'daki Mülkiye Mektebi'nde öğrenciler gece yarısı bir kurt öldürmüş, soğuktan donan kedi ve köpekler bulunmuştu.

Çarşamba günü fırtına durdu ve caddeler temizlenmeye başlandı. Şehremaneti, ev ve dükkânının önünü temizlemeyenleri "cezayi nakdiye"ye mahkûm edeceğini duyurdu. 9 Şubat Cumartesi akşamı Haliç donmaya başladı. Buz tabakası sabaha kadar gittikçe kalınlaşmış ve bazı yerlerde 8 santimi bulmuştu. Pazar günü İstinye koyu donmuş ve Paşabahçe'den Beykoz'a kadar olan bölgede buzlar görülmüştü. Şubat ayı birkaç gün açan, sonra tekrar lodosa ve kar fırtınasına dönen günlerin birbirini takip etmesiyle geçti. 24 Şubat Pazar günkü gazeteler Rus sahillerinden büyük buz kütlelerinin Boğaz'a doğru geldiğini haber verdiler. 1 Mart Cuma günü Boğaz buzların hücumuna uğradı. 2 Mart Cumartesi günü Vakit gazetesi "İstanbul Limanı buzlar içinde" başlığıyla şu haberi verdi:
Sayfa 4/6























İSTANBUL'UN KARAKIŞI
2001 / ŞUBAT
"Evvelki gece Boğaz birdenbire büyük buz kütlelerinin hücumuna maruz kalmış, az bir zaman sonra bütün liman bunlarla kaplanmıştır. Buzlar, evvelki gece ansızın Boğaz'dan içeri girdikleri için ancak dün sabah görülmüş, mevcut anaforlardan istifade ederek koyları doldurmuşlar ve aralarından artanlar cereyanların kuvveti ile Salı Pazarı açıklarında birkaç kola ayrılmışlardır. Bir kısmı Anadolu sahilini takip ederek Haydarpaşa taraflarına, bir kısmı Sarayburnu önünden geçerek Marmara'ya, diğer bir kısmı da Sirkeci rıhtımına doğru yollanmışlardır. Marmara cihetine geçen kısım Hayırsız Ada istikametine doğru ilerlemiştir. Sirkeci'ye gelenler mütekâsif (yoğunlaşmış) bir halde Galata rıhtımına, Sirkeci'ye yollanmışlardır. Buzların kalınlığı 10-50 santim arasındadır.
Sayfa 5/6























İSTANBUL'UN KARAKIŞI
2001 / ŞUBAT


İçlerinde bir metro kalınlığında olanlar da vardır. Dün Sirkeci rıhtımının önündeki sahada bulunan buz tabakaları üzerine birçok meraklı binmiş, denizde dakikalarca dolaşmışlardır." Ertesi gün buzlar erimeye başladı ve bir hafta içerisinde kar, fırtına ve dondurucu soğuk İstanbul'u terk etti. Ama, 1929 kışının bu soğuk günleri anılarda ve fotoğraflarda hâlâ yaşamaya devam ediyor.

 

 

* Cengiz Kahraman, fotoğrafçı..

Sayfa 6/6




















































Bir önceki konu başlığı Bir sonraki konu başlığı






























Bir önceki konu başlığı Bir sonraki konu başlığı