YÜKLENİYOR ...






















BİR BUKET İPEK AYDIN İĞNE OYALARI
2001 /ŞUBAT
Efe denince akla ilkin Ege yöresinde yaşamış, halk tarafından efsaneleştirilmiş, iyinin dostu kötünün düşmanı köy yiğitleri ya da Kurtuluş Savaşı'nın büyük kahramanlık hikâyelerine konu olan Kuva-yı Milliye yandaşları gelir. Oysa, bir de efe oyaları var; incecik ipek ipliklerle, binbir emekle çiçek çiçek işlenen iğne oyaları... Bundan 150-200 yıl önce ortalığı kasıp kavuran, aralarında bazılarının ünü eşkıyaya da çıkan heybetli efelerin kıyafetlerini, eşlerinin renk renk iğne oyalarıyla süslediklerini ben de tesadüfen öğrendim. Aydın'da tanıştığım Zafer Esi birbirinden güzel iğne oyalarını gösterip, "Zamanında efeler bunları başlarına takardı," dediğinde çok şaşırmıştım.Zafer Esi de yıllardır bir köylünün çeyiz sandığında saklı tutulan antika değerindeki bir iğne oyasını satın aldığında, vazgeçemeyeceği bir merak edineceğinden habersizmiş kuşkusuz.
Sayfa 1/5























BİR BUKET İPEK AYDIN İĞNE OYALARI
2001 /ŞUBAT
İğne oyası toplamak için her geçen gün daha karşı konulmaz bir merakla köy köy, kapı kapı dolaşıp bu nadide el işlerini toplamaya başlamış. Efelerin akrabalarını bulmuş, onlarla konuşmuş, ev ev dolaşıp tozlu sandıkları açtırmış. Böyle uğraşmayla geçen yirmi beş yılın sonunda hepsi ipek oyalarıyla işlenmiş grepler, kefiyeler, efe oyaları, uladalar, uçkurlar, dizlikler, bohçalar ve masa örtülerinden oluşan 1500 parçalık paha biçilmez bir koleksiyonun sahibi olmuş.

Efelerin iğne oyalarını başlarına bağlamalarındaki asıl amacın dağlık arazideki bitki örtüsüne uyum sağlamak olduğu söyleniyor. Ama doğrusu, günümüzde askerlerin kullandığı kamuflaj malzemelerine göre epey estetik süsler kullanmışlar. Bir süre sonra bu kamuflaj malzemeleri, efelerin hanımlarının el becerilerini sergiledikleri bir gösteriye dönüşmüş. O kadar incelikli, o kadar güzel işler çıkmış ki, efe oyaları günümüzde bile en değerli iğne oyaları arasında gösterilir olmuş.
Sayfa 2/5























BİR BUKET İPEK AYDIN İĞNE OYALARI
2001 / ŞUBAT
Sert durmaları için tel ya da at kılıyla desteklenen iğne oyalarında genelde güneş, papatya, lale figürleri kullanılıyor. Bir de grep denilen, kadınların başlarına örttükleri, etrafı iğne oyalarıyla bezeli örtüler var. İpek kumaşların etrafına binbir emekle işlenen bu oyalar sadece süs olmakla kalmıyor, aynı zamanda kadınların ruh halini de yansıtıyor. Kadınlar mutluysa bahar çiçekleriyle süsleniyor grepler, mutsuzsa acı biber çiçekleriyle. Etrafları ipek iplikle işli rengârenk çiçeklerle bezeli kefiyelerde ise, greplerin aksine tek renk değil de pek çok canlı renkten oluşan ipek kumaşlar kullanılıyor. Kadınlar kefiyeyi başlarına taktıkları yarım fesin üzerine sararken, erkeklerin kullandığı gibi boyunlarına da dolayabiliyorlar. Zafer Esi'nin koleksiyonunun en değer verdiği bölümlerinden birini de uladalar oluşturuyor. Yani kadınların kına geceleri, düğün ve bayram gibi özel günlerde başlarına geçirdikleri geniş örtüler. Hele aralarında bir tanesi var ki, ona gözü gibi bakıyor.
Sayfa 3/5























BİR BUKET İPEK AYDIN İĞNE OYALARI
2001 / ŞUBAT
Özenle katladığı, hatta dokunmaya bile kıyamadığı bu örtünün bir de öyküsü var: Esi, koleksiyonuna yeni birkaç parça daha katmak için köy köy dolaştığı günlerden birinde, Aydın'ın Danişmend köyüne gitmiş.

Zamanında o yörenin en ünlü efelerinden biri olan Danişmendli İsmail Efe'nin kapısını çalmış, içeri buyur edilmiş. Efenin sandığından çıkan bir uladayı o kadar beğenmiş ki satın alıp alamayacağını sormadan edememiş. Bunun üzerine gücenen efenin kızı uladanın hikâyesini anlatmaya koyulmuş. Mustafa Kemal, Kurtuluş Savaşı'nda Kuva-yı Milliye saflarına katılan Danişmendli İsmail Efe'den Menderes Nehri üzerindeki köprüyü imha etmesini istemiş. Yunan Ordusu'nun İtalyan Birlikleri'nden yardım alabileceği tek yolun üzerinde olduğundan, 200 asker tarafından korunan köprünün stratejik önemi çok büyükmüş.Zorlu bir mücadeleden sonra kendi kuvvetleriyle Menderes Köprüsü'nü havaya uçuran Danişmendli İsmail Efe, köyüne doğru yola koyulmuş.
Sayfa 4/5























BİR BUKET İPEK AYDIN İĞNE OYALARI
2001 / ŞUBAT

Bu sırada dört gözle yolunu bekleyen eşi, kocasının geldiğini görünce o kadar sevinmiş ki başından çıkarttığı uladasını, efeyi sağ salim kendisine ulaştıran atın başına örtmüş. "İşte, satın almak istediğin uladanın hikâyesi," demiş efenin kızı ve arkasından da eklemiş; "efe malı satılmaz, eğer çok istediysen ve iyi bakacaksan al senin olsun".

İyi de bakmış Zafer Bey aldığı emanete. Koleksiyonunun en gözde parçalarından biri olmuş bu ulada. Bugün dahi özenle katlıyor, binbir dikkatle açıp havalandırıyor çürümesin diye. Ve böylesine güzel bir koleksiyona sahip olduğu, yaşadığı yörenin kaybolmaya yüz tutan değerlerini yaşatmaya çalıştığı için de kendini şanslı sayıyor. l

* Saner Şen, fotoğrafçı.

Sayfa 5/5




















































Bir önceki konu başlığı Bir sonraki konu başlığı






























Bir önceki konu başlığı Bir sonraki konu başlığı