YÜKLENİYOR ...

























GÜNEŞİN GÖREMEDİKLERİ: KIRKGÖZLER
2001 / ARALIK

Yaz, tatil, Antalya... Bu üç kelimeyi yanyana getirince hepimizin aklına Kaş'tan Alanya'ya kadar uzanan uçsuz bucaksız kumsallarda güneşin ve denizin tadını çıkarmak gelir. Halbuki Antalya'nın herkesin bilmediği farklı güzellikleri de var.
Antalya'nın kuzeyinde, Burdur istikametine doğru giden eski karayolunun 20. kilometresinde, kök boyalı halıları ile ünlü Döşemealtı kasabasından sekiz kilometre kuzeyde, Kırkgözler adlı büyük bir karstik kaynak çıkar. Kırkgözler kaynağı ile Pınarbaşı kaynağından çıkan su, bir süre sonra birleşerek debisi yüksek bir nehir olarak 1-2 kilometrelik bir akıştan sonra Bıyıklı Düdeni içinde kaybolur. Bıyıklı Düdeni'nde kaybolan su, kısa bir mesafe için bir yeraltı ırmağı olarak mevsimine göre saniyede azami 27 bin litre kapasite ile aktıktan sonra Varsak Çöküntüsü adı verilen bölgede tekrar ışığa kavuşur. Daha sonra tekrar kaybolan su, Düdenbaşı mevkiinde yeryüzüne çıkar ve Düden Şelalesi'ni oluşturur. Bu karstik sistemde bulunan Kırkgözler II ve Suluin mağaraları doğal güzellikleri yanında kristal gibi berrak suları ile de birçok tecrübeli balıkadamı

Sayfa 1/6


























GÜNEŞİN GÖREMEDİKLERİ: KIRKGÖZLER
2001 / ARALIK

kendisine çeker. Biz de meraklı arkadaşlarla Suluin ve Kırkgözler II mağaralarına dalış yapmaya karar verdik. Mağara dalışları, açık deniz dalışlarından farklı bir disiplin gerektirir. Dalış öncesi yapılan hazırlıklar ve planlar hayati önem taşır. Biz de işe Kırkgözler sistemi hakkında bilgi toplayarak başladık. Programımızı yapıp gerekli izinleri aldıktan ve hazırlıkları tamamladıktan sonra Kırkgözler'e doğru yola koyulduk. Önce Karain Mağarası'na ulaştık. Bu noktadan sonra Kırkgözler sistemine dahil olan Öküzini Mağarası'na ulaşmak için Çığlık köyü sakinlerinden yardım istedik. Ve bir süre sonra Kırkgözler II Mağarası'nı bulduk. Mağarada suyun içinde açan nilüferler çok etkileyiciydi. İlk dalışı Suluin Mağarası'na yapmayı planladığımız için 'dalışı planla ve plana göre dal' kuralını uygulayarak, nilüferleri arkamızda bırakarak Suluin'i aramaya başladık. Engebeli arazide kısa süreli bir yürüyüşten sonra suyu belimiz seviyesinde akan bir nehirden malzemelerimizi geçirmek zorunda kaldık. Nehri aştıktan kısa bir süre sonra Öküzini Mağarası'nı bulduk.

Sayfa 2/6


























GÜNEŞİN GÖREMEDİKLERİ: KIRKGÖZLER
2001 / ARALIK

Etrafta Suluin Mağarası'nın yerini sorabileceğimiz kimse yoktu. Yapılabilecek başka bir şey olmadığından önümüzdeki tepeyi aşarak buralarda mağarayı aramaya başladık. Tepeleri aştık, fakat görünürde başka bir mağara yoktu. Aşırı sıcak ve yorgunluktan tükenmek üzereydik ki mağaranın girişine ulaştık. Yüzümüze tatlı bir serinlik vurdu. İndikçe serinlik artıyordu. Suyun kenarına ulaştığımızda müthiş bir görüntü ile karşılaştık. Mağaranın içine girince serinleyen hava sayesinde tüm yorgunluğumuzu unutarak yapacağımız dalışı düşünmeye başladık. Suyu bulandırmadan giriş yapmak için uygun bir yer bulduk. Yaklaşık bir metre yükseklikten doğrudan suyun içine atlayarak dibin kalkmasını engelleyecektik. Malzemelerimizi hazırlayarak hayatımız boyunca unutamayacağımız bir dalışa başladık. Işık yetersizdi, fakat görüş mesafesi mükemmeldi. Yukarıya doğru çekilen fotoğraflarda flaş dışında az da olsa doğal ışıktan da faydalanma şansı yüksekti.

Sayfa 3/6


























GÜNEŞİN GÖREMEDİKLERİ: KIRKGÖZLER
2001 / ARALIK

Mağarada 15 santimlik küçük sazan balıkları vardı. Bu balıkların buraya nasıl geldiğini ve neyle beslendiklerini anlayamadık, çünkü mağara güneş görmediği için burada hayat yoktu. Suyun altında yer yer ağaç parçaları ve kütükler vardı. Yaklaşık 15 metreye ulaştığımızda yukarısı olanca netliği ile görülüyordu. Biraz altımızda daha önce mağaraya dalanlar tarafından döşenen kılavuz ipini gördüm. Vücudumdaki ısı kaybı artmaya başlayınca kendimi kontrol etmek için biraz yukarıya çıktım. Burada fotoğraf çekmek için uygun yerler ararken dalış arkadaşımın büyük bir heyecanla bana işaret verdiğini fark ettim. Yanına gittiğimde hayatımdaki en heyecan verici görüntü ile karşılaştım: Yaklaşık 20 metre derinlikte, inanılmayacak uzunlukta ve müthiş güzellikte sarkıtlar vardı. Bu manzarayı uzun uzun izledik. Bu sarkıtlar, eski dönemlerde mağaradaki su seviyesi hakkında bize bilgi veriyordu.

Sayfa 4/6


























GÜNEŞİN GÖREMEDİKLERİ: KIRKGÖZLER
2001 / ARALIK

İstediğimiz görüntüleri aldıktan sonra işaretleşerek çıkmaya karar verdik. Zorlu engelleri aşarak böyle bir güzelliğe ulaşmak mutluluk vericiydi.
İkinci dalışı daha önce planladığımız gibi Kırkgözler II Mağarası'na yaptık. Bu mağaranın girişi güneş gördüğü için canlı çeşitliliği açısından diğer mağaralardan daha zengindi. Mağaranın girişi boyunca tabandan yüzeye kadar uzanan nilüferler (Nymphaea alba) muhteşem görüntüler veriyordu. Nilüferlerin hemen yanında, yüzeye yakın derinlikte, bilimsel adının Potaman fluviatilis olduğunu sonradan öğrendiğim etkileyici renklere sahip bir tatlısu yengeci ile karşılaştım. Büyük bir ihtimalle ilk defa bir dalgıç görüyordu, ama buna rağmen arkadaş canlısıydı. Yengeç dışında kurbağalar, kaplumbağalar ve suyılanları da bu kaynağın ev sahipleriydi. Bu iki mağaraya yaptığımız muhteşem dalışlar sayesinde Kırkgözler karstik sistemini tanıma fırsatı bulduk.

Sayfa 5/6


























GÜNEŞİN GÖREMEDİKLERİ: KIRKGÖZLER
2001 / ARALIK

Güneşin göremediği derinlerdeki olağanüstü güzellikler, hayatımızın sonuna kadar hatırlanmak üzere hafızamıza kazındı.

* Levent Konuk, fotoğrafçı.


Sayfa 6/6
 


























Bir önceki konu başlığı Bir sonraki konu başlığı