|
500
yıla ulaşan uzun bir ömür süren kestane ağaçları,
30 metreyi bulan dev yapılarıyla, Anadolu ormanlarının
en görkemli ağaçlarından. Biz onu çoğu zaman
sadece o lezzetli meyveleri ile hatırlasak da,
kestanenin koyu renkli ve dayanıklı kerestesi
çok eskiden beri ev ve mobilya yapımında kullanılıyor.
Şimdilerde ortalıkta pek gözükmeyen, ama ninelerimizin
tüm varlıklarını, geçmişlerini emanet ettikleri
çeyiz sandıkları, onun dayanıklılığının en güzel
nişaneleri. Peki, kestanenin en eski deniz yolculuklarının
da ayrılmaz bir parçası olduğunu unutacak mıyız?
Nazım Hikmet'in Kurtuluş Savaşı Destanı'nda
Anadolu'ya silah kaçıran Karadenizli denizcileri
anlattığı o unutulmaz dizeleri hatırlayalım:
"Tekneleri kestane ağacındandı, üç tondan
on tona kadardılar. Velakin yelkenlerinin altında
fındık ve tütün getirip, şeker ve zeytinyağı
götürürlerdi. Şimdi büyük sırlarını götürüyorlardı."
Eski deniz yolculuklarının bu kadirşinas arkadaşı
kim bilir ne yollar kaydetti, hangi fırtınalı
denizden kimleri, nerelere aşırdı?
Ekim, kasım aylarında hasadı yapılan kestanenin
meyvesini ilk bakışta tanımak zordur. Çünkü,
dikenli
|