YÜKLENİYOR ...

























ÇESMİBÜLBÜLÜN ESRARI
2001 / ARALIK

Saydam cam içinde döne döne yükselen beyaz ya da renkli helezonlarıyla hemen göze çarpan 'çeşmibülbül', cam sanatının en özgün tekniklerinden biri. Osmanlıca'da 'bülbülün gözü' anlamına geliyor. Bir düşünceye göre bu adı bülbülün gözündeki çizgilerden almış olabilir. İlk kez 16. yüzyılın ilk yarısında Venedik'te geliştirilen bu teknik, Venedikli cam ustalarının yanına eğitim alması için gönderilen bir Mevlevi dervişi tarafından 19. yüzyılın başlarında Osmanlı topraklarına getirilmiş. 19. yüzyılın sonlarına kadar Beykoz'daki cam atölyelerinde çeşmibülbül yapımına devam edilmiş.
Çeşmibülbülün yapımında ilk hazırlık aşamasından son biçimini alıncaya kadar geçen bütün süreç, tam bir sanatçı duyarlılığı ve ustalık gerektiriyor. Çünkü, çeşmibülbülün yapımı karmaşık bir işlemler bütünü. İşte bunlar biraraya gelince, bu cam eserlere, cam sanatının diğer ürünlerinde olduğu gibi, işlevine göre vazo, tabak, sürahi gibi isimlendirmeler yerine, tek ve genel bir isim verilmiş. Çeşmibülbülü ayrıcalıklı yapan ise camın içindeki beyaz veya renkli çizgileri oluşturan

Sayfa 1/5


























ÇESMİBÜLBÜLÜN ESRARI
2001 / ARALIK

cam çubuklar. Bu renkli çubukların çok özel bir teknikle camın içine yerleştirilmesi gerekiyor. İşte, tam burada çeşmibülbülün belki de yeniden dirilişini sağlayan bir sanatçı ustayı, Paşabahçe Cam Fabrikası'nın emektar ustası Yusuf Görmüş'ü anmak gerek. Babası da aynı yerde ustaymış. Mesleğe 1944'te on dört yaşındayken, babasının yanında başlamış. Cam sanatının inceliklerini öğrenmiş, işine âşık olmuş. "1964 senesinde de yöneticilerimizin teşvikiyle çeşmibülbül yapmaya başladık. Ama, Allah razı olsun eski ustalardan, bize çok güzel eserler bırakmışlar" diyor. Derler ki çeşmibülbülü üflerken ustanın kanı cama karışırsa, değeri artarmış. İşte, Yusuf Usta da kanını değilse de terini, yaratıcılığını, ruhunu katmış çeşmibülbüle. Usta dolomit, feldspat, soda, kalker, kum ve katkı maddelerinin karışımının 1500-1600 santigrat derecede eritilmesiyle elde edilen akışkan hamura hayat veriyor. Erimiş camın çeşmibülbül olarak vücuda gelmesinin ilk evresi herhangi bir el üretimi camın yapımı gibi.

Sayfa 2/5


























ÇESMİBÜLBÜLÜN ESRARI
2001 / ARALIK

Camcılıkta kullanılan özel madeni üfleme borusunun ucu, potadaki erimiş cama daldırılıp döndürülür. Borunun diğer ucundan yavaşça üflenerek, uçtaki cam şişirilip küçük bir balon elde edilir. Sıcak cam balon özel bir ahşap kalıp içinde yatay olarak döndürülerek yavaş yavaş bir silindir biçimine dönüştürülür. Daha sonra sıra önceden hazırlanmış ince cam çubukların özel bir madeni kalıp içindeki yuvalarına yerleştirilmesine gelir. Her çeşmibülbülün büyüklüğüne veya biçimine bağlı olarak, değişik sayıda cam çubuk kullanmak gerekir. Daha sonraki işlemde ise hazırlığı tamamlanan bu kalıbın içine sıcak cam silindir yerleştirilir, üflenip genişletilerek soğuk cam çubuklara yapışması sağlanır. Sıcak cam gövde kalıptan çıkarılıp boşlukta döndürülerek hem camın biraz soğuması, hem de üzerine yapışmış cam çubukların ısınması ve dengelenmesi sağlanır. Ardından, cam silindirin dış yüzüne yapışan renkli cam çubukların üzerine yeniden bir sıcak cam tabakası konur. Böylece, renkli cam çubuklar iki saydam camın arasında kalır.

Sayfa 3/5


























ÇESMİBÜLBÜLÜN ESRARI
2001 / ARALIK

Bu ana kadar hazırlanan cam gövdenin herhangi bir özel biçimi yoktur. Bu adımda daha ilerideki işlemler için camın içindeki çubukların alt uçları çok hassas biçimde birleştirilip, bir anlamda demet haline getirilir. Bunu sağlamak için sıcak cam kütlenin uç kısmı özel bir maşa ile yavaş yavaş sıkılıp, döndürülerek çekilip uzatılır. İşte, bir çeşmibülbülün yapımındaki en hassas nokta, cam çubukların birbirleriyle tam ve simetrik olarak birleşmesidir. Burada yapılacak bir hata, daha sonraki işlemlerde artık düzeltilmesi imkânsız olan simetri sorunları yaratabilir. Hazırlanan cam gövde, artık herhangi bir kalıp içinde biçimlendirilmeye hazır duruma gelmiştir. Ama, önceki işlemler sırasında cam biraz soğuduğu için yeniden gerektiği kadar ısıtılır ve son biçimini alacağı kalıp içine yerleştirilerek, üflenip son biçim verilir. Bu sırada kalıp içindeki cam, belirli bir yöne döndürülerek, çeşmibülbülün en önemli özelliği olan, çubukların düzgün bir biçimde burkulması sağlanır. Kesin biçimi verilen çeşmibülbülün artık üfleme çubuğundan ayrılmasının zamanı gelmiştir.

Sayfa 4/5


























ÇESMİBÜLBÜLÜN ESRARI
2001 / ARALIK

Bir çeşmibülbül üretiminin en son adımı, ağız kısmının biçimlendirilmesidir. Üfleme çubuğundan kopartılarak ayrılan cam, çeşitli araçlarla tutularak ağız kısmı üzerindeki çalışma başlar. Önceki evrelerde soğuyan camın, ağız kısmını biçimlendirmek için yeniden ısıtılması gerekir. Yeniden yumuşatılan camın ağız kısmına özel aletlerle gereken son biçim verilir. Üretimi tamamlanan çeşmibülbül soğutulduktan sonra artık hazır hale gelmiştir. Yukarıda 'uzun uzadıya' anlatılan bütün bu işlemler bütünü aslında göz açıp kapayana kadar geçen bir sürede tamamlanır. Her adımdaki teknik zorluğu da düşünürseniz, çeşmibülbülün değeri belki daha iyi anlaşılır. Üstelik, bütün bu adımlar sırasında neredeyse akkor halde olan camın aldığı şekil ancak soğuduktan sonra ortaya çıkar.

* Behzat Şahin, gazeteci.

Sayfa 5/5
 


























Bir önceki konu başlığı Bir sonraki konu başlığı